Eksildiğimiz Yerden Bütünleniriz… Sevgiyle…. Emekle….

Bugün 3 Aralık. “Dünya Engelliler Günü.” Her zaman söylerim, özel günler, farkındalıklar adına değerlidir. Birinin doğum gününü kutlamak, evlilik yıldönümünü, sevgililer gününü ya da yeni yılı kutlamak, kandilleri, kurtuluşları, bayramları kutlamak, ne bileyim kişisel ya da küresel olarak bir şeye bir günü adamak, o şeye dikkat çekmek adına önemlidir. Yani “Anneler Günü nedir?!” diyenlere aşırı gıcığım! “Her gün Annelerin, bir gün kutlamak neymiş, hep bunlar tüketim endüstrisi!” diyenler şükürler olsun hayatımda yok!

Adanmış günler, farkındalık yaratmak içindir!

Annene gereken değeri ver diyedir Anneler Günü. Babanı şımart diyedir Babalar günü. Evlilik Yıldönümü mesela, bildiğin “yıl sonu” bişeydir:))) Evlilik müessesesi batıyor mu? İmdat sirenleri veren var mı? Bakılacak elbette yılda bir defa. Hata varsa düzelecek güzel bir sesle, sözle, bir armağanla. Böyle yürüyecek bu gemi arkadaş. Yoksa batacak elbette o gemi ya da yakacak o gemiyi de gemilerin alayını da ikinizden biri!

Engelliler Günü’ne de böyle bakmalıyız İşte!

Farkındalığımızı bir açmalıyız. Engelliler Günü, hüzünlü bir gün olmamalı. Bu günün anlamı sadece bir kaç siyasinin bir kaç engelli insanı ziyareti kadar olmamalı. Sosyal medya hesaplarında sözlü hareketli paylaşımlardan daha fazlası olabilmeli Engelliler Gününde… İyi de ne yapılacak ki? Bu günde farkındalık yaratmak İçin ne yapılabilir?

İlerlemiş dünya coğrafyasından aykırı kalmamak gerek mesela!

İlk önce standardı bulmak gerekli. En hızlısı bu çünkü. Sonrasında elbette engelli olan canların ihtiyaçlarına yönelik yeni çalışmalar da yapılabilir, YAPILMALI! Bugün bir engelli değilsin belki ama yarından kimin haberi var? Bir durumu anlamak İçin illa başa gelmesi gerekmemeli. Empati yani kendini karşındakinin yerine koyabilmek, son derece önemli.

Annem hayat dolu bir kadındı…

Yerinde duramazdı hiç.. Herkes uyuşur, mayışır, o fırlardı yerinden hemen. Gezmek için her zaman en ön saftaydı… Hastalığı dolayısıyla son aylarında yürüyemedi hatta sağdan sola dönemedi yattığı yatağında. Engellendi yani.. Hayat Annemi de hepimizi de engelledi.. Engelli bir canınız varsa daha iyi anlıyorsunuz, neler eksik etrafta… Engelliler için çok az araç kiralama var mesela. Olanlar da taşıma aracı sadece. Konforlu değiller… Araca kurulup da etrafı rahatça izlemek çok mümkün değil. Moral bozucu hatta. Sanki bir gıda maddesi gibi taşınmak bir yerden bir yere… Sanki depodan alınıp depoya konulacak bir meta engelli kişi… Bu ÇOK YANLIŞ! Üstelik ücretsiz olanları daha da betermiş.. Böyle mi olmalı…..?

Engelliler için mekanlar ne kadar yeterli?????

Bir engelli de rahatça restauranta, kafeteryaya, gösteriye, otele, alışveriş merkezine gidecek! Hatta en çok onların buna ihtiyaçları var… Peki gidebiliyorlar mı??? Hem engelliler için altyapı sorunu var çoğu yerde hem de acaba bu ülkede herkes gönül rahatlığı ile gezebilecek parayı bulabiliyor mu cebinde??? Oysa engeli olan vatandaşlara her yerin en azından belli bir kotada ücretsiz hizmet vermesi gerekiyor. Engelli araçlarının konforlu hale getirilmesi gerekiyor. Engelli vatandaşların toplumdan dışlanmış hissetmemeleri gerekiyor… Sürekli bir olan-olmayan tartışmasıyla yaşıyorlar onlar… Zaten zorlanarak yaşıyorlar… Böyle zorluklarla mücadele etmeleri, reva mı…?

Binaların, alışveriş merkezlerinin, hastanelerin, görüntüleme merkezlerinin, özel muayehanelerin çoğu engelliler için uygun şartlara haiz değil!

Çok ünlü bir isim var Türkiye’de. Sağlıklı beslenme üzerine kitapları var hatta gıda takviyeleri de üretiyor bizzat. Annemi götürmek istiyoruz buraya. Arıyorum zaten randevu mesele. Hadi o halloluyor derken soruyorum “ Tekerlekli sandalye ile geleceğiz. Mümkündür değil mi?” Cevap “Maalesef hanımefendi.. Engelli sandalyesi ile gelinmesi mümkün değil. Burada asansör yok…” Düşünebiliyor musunuz? Dünyanın parasını kazanıyor ama hizmet bu şekil… Soruyorum “ Annemin raporlarını getirsem? Öyle baksa? Takviye beslenme önerse?” Cevap “Maalesef hanımefendi. Hocamız hastayı mutlaka görmek zorunda… Bu şekilde yardımcı olamaz. Ücret ödeseniz de illa muayene etmek ister hanımefendi.” Bu mudur yani???! Annemi oraya götüremedik mesela…

Engelli vatandaşlar toplu taşımalarda helak oluyorlar…

Haberlerini hep beraber okuyoruz, izliyoruz.. Uygunsuz minibüs ve otobüsler hala var…Engelli yalnız yaşıyor olabilir. Herkesin kökü kökmeni olacak mı illa? Kimsesiz bir engelli olamaz mı? Ki zaten bu dünyada bir şeye ihtiyacın varsa yanında birini bulmak da zor. Herkes kendi sınavınca bilir… İyi gün dostlarımız hepimizin bol:) Bir engelli yanında biri yokken nasıl binebilecek otobüse, minibüse??? Şoför yardımıyla elbette. Şoför inecek makamından, vatandaşa yardımcı olacak. Ve de bunu afrayla tafrayla, engelli canın gözüne soka soka değil, sorumluluğu olarak, güler yüz ile yapacak. YAPMALI!

Engelliler için sokaklar hala müsait değil…

Görme engelliler için yolların sarı çizgilerle yapılması gerekiyor. Hani pütürlü falan olması gerekiyor bu yolların. Var mı bilen sarı çizgili yok???? Kimin sokağında, mahallesinde var bu sarı çizgilerden?????! Bu yolları ayrıca tekerlekli sandalyeler de kullanıyorlar. Maalesef engelliler için hayatı kolaylaştıracak altyapı çalışmaları hala eksik… Kaldırım rampaları mesela. Ya yok ya da sadece yapmak İçin yapılmışlar… Yani “Var mı?” “Var!” Arkadaş gayet de yok! O tekerlekli sandalye genişliğinde yapılmayan rampalar var. Ya da inerken uçtuğun, çıkarken düştüğün rampalar mevcut. Engelli için yapılan rampaların eğimleri bellidir. Bu eğim kaç tane rampada var??? Eğim, kaç rampada standart ölçüde???? Sokaklar, parklar böyle, yeni yapılan inşaatlarda bile resmen sadece yapmış olmak İçin yapılmış rampalar mevcut. Bir de seramik döşeli. Resmen kaydırak! Mümkünse kaymadan inip çıkmak gerekiyor buralardan sayın müteahhitler! Vebal bilir misiniz siz????

Engelli tuvaletleri az!

Bazı yerlerde var, bazı yerlerde yok, bazı yerlerde şakacıktan var(!) Engelli tuvaleti çok önemli konu. Kimsesiz engelliler, nasıl girecekler tuvalete? Bu işin de çözülmesi gerekiyor mesela. Engelli için sorumlu birilerinin tahsis edilmesi son derece önemli. Ve tuvaletlerin de yeterliliği denetlenmeli yetkililer tarafından. Umumi tuvaletlere de aynı şekilde gereken önem verilmeli. Engelli canların, engellerinin diyetlerini ödedikleri bir dünyada rahatça yaşamak, büyük bir duyarsızlıktır. Bunun İçin herkes bilinçlenmeli, gerekli yerlere dilekçeler ya da telefonlar ile ulaşmalı, ihtiyaçları belirtmeli. Mesela ben bunu yapıyorum.

Baktım ki o yolda rampa yok. Arıyorum beyaz masayı, şikayet ediyorum.

Bakıyorum engelli tuvalet yok o benzin istasyonunda, Merkezi arayıp istiyorum. Restaurantta yemek yerken, şikayet ediyorum mesela. Annemin çok sevdiği bir yer vardı.. Anadolu yakasında, boğazda bir balıkçı… Merdivenlerle inilir çıkılır bir yer….. Mesela oraya gidemedik. Yakışıyor mu? İsmini vermeyeceğim şimdi… Şikayet etmek, rahatsız etmek demek değildir. Şikayet etmek, bilinçli olmaktır. Sorumluluk almak, kendi çapında bir fayda sağlamak, duyarlı olmaktır. Lütfen sen de bugünden itibaren, şikayet et!

Engelli olmak, sadece uzuvların eksilmesi demek.

Eksik olan uzuvların yerine geçebilecek desteklerin, devlet tarafından karşılanması çok önemli. Özellikle de tekerlekli sandalye, şişme yatak, masaj cihazları gibi gibi desteklerin, alım gücü olmayan vatandaşlara verilmesi çok gerekli. Hasta yakınları İçin de önemli bir destektir bu. Engelli canların engellerini kaldıracak altyapı desteğinin sağlanması da yine devlet tarafından düzenlenmesi, denetlenmesi gereken konu. Bu anlamda devletimize hepimizin destek vermesi gerekiyor İşte. Şikayet ederek, bu desteği her birimiz vermiş olacağız. Her şikayet, gönüllü yapılan bir denetimdir çünkü. Ve inanıyorum ki her bir şikayet de dikkate alınacaktır, gözden kaçan eksikler de inanıyorum ki tamamlanacaktır…………..

Ayrıca kitap okur musun onlar İçin?

Gönüllü kitap okuyuculuğu yapabilirsin mesela. Ben her ay bir tane yapmayı hedefledim dün gece:) Böyle bir yer ile görüşeceğim bugün. Engeli olan güzel canların da kitaplara ihtiyaçları var. Ve ben sesimi, nefesimi bu güzel canlara armağan etmek istiyorum. Karşılığı büyük bir manevi huzurdur bazı emeklerin. Bugün biri için yaptığın iyilik, mutlaka sana iyiliklerle, güzelliklerle dokunacaktır hayatına. Çünkü sen ne kadar güzel duygularla dolu olursan, sana da o kadar güzellikler ve iyilikler ulaşacaktır.

“İyilik yap denize at. Balık bilmezse Halik bilir…”

Ve İnan, Halik her zaman bilir:)

Harflerimi bir şekilde ruhuna katan engelli okuyucularım varsa, bilin ben çok seviyorum hepinizi. Aramızda bir fark yok. Sadece alışılan sistemden biraz farklı bir biçimde yaşıyorsun. Belki de kendi içinde o eksik uzvun, seni daha da algıların açık biri yapıyor. Belki hepimizin unuttuğu o kalp gözün apaçık senin. İyi hisset. Sen çok değerlisin. Hepimiz ruhumuz kadarız. Ne çul çaput, ne taş düven ne de var olduğunu sandığımız beden, hepsi hikaye. Bir gerçek var o da ruh. Yani canım… Sen eksik değilsin. Uzuvlarından eksilmek, seni yabancılaştırmasın bana. Hepimiz birlikte bir bütünüz. Bir insanın tek eksiği, diğerinin yanında olmayışıdır.. Ben senin yanındayım. Sen de benim yanımdasın. Bunu yüreğinde hisset e mi….

Dünya Engelliler Günü’nde dilerim tüm dileklerin gerçek olsun!

Engelli canların yanındaki canlar, sizlerden de Allah razı olsun… Lütfen bakmak durumunda olduğun varlığın, ne kadar kıymetli olduğunu asla unutma.. Çok yorucu belki hayat ve zaman belki çok hızlı akıyor. Ama bil ki senin emeklerin, yüreğini hoş ettiğin o sana muhtaç olan canına şifadır… Ne kadar gülerse yüzün, o kadar iyileşir engeli olan sevdiğin… En büyük engel, sevgisizlikten… Dilerim engeller bürümesin hayatınızı… Çünkü zamanı asla geri alamazsın… Engelleri aşmak İçin, çooook ama çoook sevmen lazım… Sevgi, en büyük şifadır… Anneciğime hep derdim… “Sana olan sevgim, şifan olsun Anneciğim…” Ama hayat.. Vade… Bazan da olamıyor İşte…. Bizim mesele zaten engel değildi… Olan şey hayatı engelledi.. Ne yapılsa da fayda etmedi…..

Hadi bakalım, kararmak yok!

Yaşanan her şey bir sınavdır. Hayat bir şekilde ilerliyor. Bu ilerleyişte sen neler yapıyorsun? Buna bak sen. Olanla ölene çare bulunmuyor. Ve hayat devam ediyor. Her oluş bizler için bir mesaj. Ne kadarını anlıyoruz? Asıl konu bu. Yaşadıklarımızdan öğrendiklerimizi farkedersek, rahatlarız. Öğrenmek, zorlanılan şeydeki tekrarı iptal eder çünkü… Sen dersini alır, sınavını geçersin. İşte böyle…

Harika bir gün olsun bu gün de!

Engelli canları hissettiğimiz, farkındalıklar kazandığımız, sorumluluk aldığımız bir gün olsun! Şikayet etmeyi ve gülümsemeyi de unutmuyoruz….

Birlikteyken, bütünüz…

3 Aralık Dünya Engelliler Günü….

Eksildiğimiz Yerden Bütünleniriz… Sevgiyle…. Emekle….’ için 2 yanıt

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s