14 Şubat Serisi:) Ey Erkek!

Kefirli bir günden selam olsun sana. Kefirli olacak gün tabi. Bağırsaklar rahat edecek. Sağlık sıhhat olacak bünyede. Allah iyiliğimizi verecek:) Küfürlü olup da aşağı inmelere gerek yok! “Aşağı yukarı” tabiri ancak tahminlerde caiz olacak lafa söze. Yoksa aşağısı hep sakal, yukarısı hep bıyık(!) Bunun başka bir değişi de iki ucu konulu bir değnek(!) Bu değneğin iki ucundan tutanın, vay haline! Değnekçi olmamak gerek… Değmeyecek mevzuları, değdirmemek gerek günlere, demlere… Dem en güzel çayda:)

Heeeyyyyy:) Kefir içelim bugün!

Küfür etmeden… Gün, demde en tavlı çay ile aksın geceye. Güneşli bir İ̇stanbul bulmak gerek manzaralarda. Güneşli bir İğdır, Mersin, Edirne hatta Londra, Paris, Viyana, Habeşistan ve Gobi Çölü, Hint okyanusu bulmak gerek! Hatta güneşli bir dünya görmek gerek manzaralarda. Güneşi ve dünyayı görmek gerek belki de çıkıp da şu sonsuzluk denen uzaya… Oradan baksan, ne kadar önemsersin acaba kendini??? Nasıl da zerreleriz koca devranda… Nasıl da hiçiz şu zaman denen şakada… Nasıl da çok biliyoruz her şeyi(!)

Neyse kefir içelim biz:) Geçelim 14 Şubat’a…

Şubat kaçmış harflerime zati:) Ne yapsam, neye baksam, içimde bir kırmızı gül şımarıklığı var:) Öyledir tabi. Kırmızı güllere bak bir. Nasıl da şımarık dururlar öyle. Tek başka güzeldir, kucak dolusu başka güzel. Gül dedin mi şımaran bir kadın algılar beyin:) Beyin dediğin kırmızı Gülden de anlayacak, şımaran kadından da elbette. Bey bu:)))) Ah benim caaaanım Türkçem! Beyin ile “senin bey” nasıl da cümlelerde oyunlar oynatır bana:)

Evet beyler!

14 Şubat yaklaşıyor. Nasıl durumlar? Sizdeki beyin de algılıyor mu bu kırmızı Gül ile şımaran kadın meselesini? Alınma bana ey erkek. Sana sadece bir insan olarak seslendiğime inan. Kadınlara da sesleneceğim emin ol. Yazıyı hemen fırlatma uzaya:)))) Şimdi 14 Şubat geliyor. Uydurulmuşmuş , ticaretmişmiş, gereksizmişmiş falan. Artık bunları gerçekten geç. Geç!!! Aaaaaa! Erkek dediğin kadını şımartacak. “Şımaran kadın kaçar” gibi bir inanç var. Doğru da:)))) Evet çok da şımartmamak gerekli:) Amaaaaa kadını mahrum bırakmamak da gerekli. İşte bu kısım çoook ama çok önemli..!

Çünkü kadın eğer mahrum kalır ise dönem ritüellerinden, onun da boşlukları oluşur….

Sonra ne olur? Bu oluşan boşluklardan soğuklar girer içeriye… Kadının o cıvıldayan kalbi, üşümeye başlar. O kalpcağız üşüdükçe de o güzel, o gülen gözler, donuklaşır git gide… İçinden bir şeyler gelmez olur bir süre sonra. Sonraaaa da ne oluuurrrr???? İki kaşın ortasında sürekli çizgiler oluşur!!! Ey erkek! Senin ne hakkın var bu kadını küstürüp, o kaşları çattırtmaya!!! Sonra nerde en organik botoks diye koştursun kadın yollarda(!) Bir Gül al! Neden bu kadar büyütürsün bu özel günleri? Erkek olmak demek, her anlamda yeten olmaktır. Erkeğin doğasında bir koruyuculuk, kapsamaklık, bir güç kuvvet olmaklık vardır. Sen burdan çok yanlış şeyler anlıyorsun ki kibarlığı, inceliği, vericiliği kendinde kısıtlıyorsun. Sanıyorsun ki sen daha incelikli bir adam olsan, zaaf göstermiş olacaksın. Tam da tersi!

Bir erkek ne kadar incelikliyse o kadar adamdır!

Çünkü kadının boşlukları olmaz, “adam” bir erkeğin yanında. O zaman erkek kadına tüm varlığıyla eş olmuş olur. Yarımlığıyla, yarımlığı bütünlemiş olur. Uyum, iki yarımı bütün eden sihirdir. E sen boşluk bıraktın mı ne bekleyeceksin? Nasıl bütün olacaksın??? O boşluklar sonra acaba neler nelerle dolacak??? Hiç bunu düşündün mü????

Şişko kadınların günahı boynunuza!!!

Evet! Kadın içindeki boşlukları kendini yemeğe vererek doldurma çabasına giriyor. Bu bir tercih. O boşluk başka şeylerle de dolabilir. Çünkü kural, her boşluğun dolacağı üzerinedir. Adam kadına döner der “Bu ne? Çok şiştin!” Kötü bir şey tabi obezite. Partnerin kilo istememe gibi bir tercihi de olabilir. Zorla da değil. Herkes estetiğine dikkat etmeli. Bu bireyin hem kendisine hem de karşısındakine duyması gereken bir saygıdır her şeyden önce. Ama İşte bre erkek! Acaba bu kadın neden kilo aldı??? Bir baksan…. Ve sonra da şükretsen mi acaba o boşlukların yemekle doldurulması çabasına!

Aldatma!

Aldatmak kötü şey. Kadın da erkek de aldatmasın birbirini. Ama aldatma var tabi. Aldatma deyince hep erkek akla gelir. Oysa kadın da aldatır pek alâ. Özellikle de boşluklarını yemekle doldurmayı seçmeyen kadınlar(!) Yaaa… Sen bir Gül alma şımarmasın diye. Sonra kadın da o gülü arasın başka bahçelerde… Değer mi güzelim yüreğine başka renklerin dokunduğuna??? Bir Gül almamakla sen neleri göze alıyorsun? Bir düşünsene….

Erken vedalar…

Hayata küsmüşlük, hastalığın ilk sebebidir. O şımartmadığın kadın ya bir gün hasta olursa erkek arkadaşım? Ne yapacaksın sonra??? Dört döneceksin belki o zaman etrafında. Ama geç olacak… Oysa an ne kadar da değerli. Bugün herkes çok iyi. Hata yapmak için gayet de uygun ortam(!) Neden? Kendine de ona da şu koca dünyayı hatta evreni neden dar edesin ki? Neden mis gibi anlardan zindan öresin ki?

Al bir tane Gül!

14 Şubat günü, çal kapıyı… Yanında bir hediye de olur tabi:) Ama bütçen bilir o kısmını. Yani yoksa da yoktur. Bunu da kadın anlar zaten, sen onu tam da yüreğinden seversen, öpersen… Gözbebeğine anlatırsan sen, kadın anlar. Anlamayanı da vardır. Allah denk getirmesin:))) Ama iyi düşünelim:) Sen anlat da anlamazsa o zaman da sen bakarsın işine gücüne:))))

Çaldın kapıyı…

Açtı kapıyı ömrünün kadını… Belki sevgilin? Belki çocuklarının annesi? Belki de torunlarının ninesi? Açtı kapıyı… Elinde bir gül… Uzattın kadınına o en anlamlı, o en kırmızı gülü, gülümseyerek… Gözlerinin içinden yüreğine nüfus ederek baktın ona… Seni seviyorum diyerek baktın… Oh be! 14 Şubat budur!!! Vallahi şu an seni hayal ettim! Nasıl güzel ama nasıl! Ben bu sevgileri çok seviyorum işte ! Özenli, değerli, anlamlı sevmeler…

Bak.. Bu anı hem yaşatmalısın hem de yaşamalısın erkek arkadaşım.

Erkek kırmaz. Erkek üzmez. Erkek çalmaz. Erkek kaçmaz. Sen harika bir erkek olmak için, hoyrat olmayacaksın. Ciddi olmak demek değil erkek olmak. Sen bir insansın diğer yarın kadın gibi. Farklı özellikleriniz var. Bu sayede bütün olmak mucize ediyor zaten. Farklı yönleri, oynarken keşfetmek demektir, mutlu ilişki. Mutlu bir 14 Şubat için… Başla düşünmelere bugün. Sırf oyun olsun adı. Sırf yaşamak olsun. Bütünlenmek olsun be erkek. Bütünlenmek. Bozdurma ilişkini, içinde sana ait olmayan gereksiz öğrenmişliklere. Özgür bırak kendini. İnsan bir erkek ol. En değerli erkek yani. Yaşayan ve yaşatan. Seven ve sevilen.

Kırmızı gül cepte:)

Yarın da “Ey kadın!” diye başlayacağım harflerime:) Söz! Öyle çifte standart olmaz benim kalemimde. 14 Şubat ne demek? Sevgililer Günü demek. Yani erkek sevgili de kadın değil mi? Erkek sevgili olacak, kadın süzülecek sadece!!!! Yoooook! Neyse:) Bu konu yarın:)

Harika bir Gül diliyorum o zaman 14 Şubat gününe:)

Şimdiden dileyeyim ki:) Belki de anca denk gelir o Gül o güne….:)

Bu arada yazımı paylaşmanı rica ederim:) 14 Şubat gününe dek bolca yayalım ki erkek de kadın da çok mutlu olsun! Vesile olalım kırmızı güzellere…:)

14 Şubat Serisi:) Ey Erkek!’ için 3 yanıt

    1. Şiir Pazar bu sefer de böyle oldu🙏🏻 Şairhane var bloğumda. Kendi sesimden dinlemek istersen❤️ Teşekkürler🙏🏻

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s