Hoşgeldin Ey Güzel Ramazan…

Sağ olana Ramazan ayı geldi yine. Canım Annemin o güzel sözlerinden biri. Her şey sağ olan için. Doğru İşte. Ramazan, geldi şükürler olsun sana, bana. Belki seversin, belki sevmezsin Ramazan’ı gerçi? Duygular, inançlar serbest oldukları kadar orijinallerdir can. Ve her ikisi de ancak orijinal olduklarında anlamını kazanırlar. Daha doğrusu, anlamı insana kazanç olarak yansır. Hatta insanlığa. İnanmak, yürektedir. Duygu da aynı adrestedir. Ben evrendeki tüm inanç sistemlerine her zaman saygı ve sevgiyle gülümsedim. Çünkü her inanç, saygındır. İnanmak, çok sevgili de bir şeydir. Tüm saygım ve sevgim ile, güzeller güzeli Ramazanımız hoş gelmiş diyorum🙏🏻

Felsefeyi iyi anlamak o kadar önemli ki…

Edirne… Üniversite vakitlerim. Bir Ramazan zamanı… Mübarek Selimiye Camii, hele hele Ramazan ayında nasıl da güzelleşir… Üzerine ışıklı o muhteşem yazı asılır… Işıl Işıl yanar geceleri “Hoşgeldin Onbir Ayın Sultanı Ramazan” Ne hoş gelirdi bu ışıltıyı görmek, bozalı poşetlerimizi taşırken kışlı Ramazan geceleri…

Zeytin zamanına denk gelmişti o sene mübarek Ramazan.

Annem ve ben Edirne’de kalmıştık. Diğerleri zeytinliklerin başına gitmişlerdi. Reklamlarda hediyeli kola şişeleri uçuşuyor! Ben kola sever bir deli.. Zararları bu kadar bangırdamazken, kola içme lüksünün doruklarında geziniyorum… Klasik muhabbet yine dönüyor o zaman da gerçi. “Etin üstüne dök bu kolayı. Bak ne oluyor. Oluyor et sana kömür!!! E senin miden ne? Et!!! Düşün o kola ne yapıyor içine!” Çok da etkili oluyordu benim için yani bu bağır çağır ürkütücü söylemler(!) Reklamın iyisi kötüsü olmaz tabi(!) Daha bir istiyordu canım kola… Arzu kolaya doymuyordu ve evren Arzu için güzel planlar yapıyordu hatta:)

Her gece 2 lt!

Ramazan… Annemle iftar yapıyoruz… Ben okula gidiyorum diye oruç tutmuyorum hafta içi günler ama Annecim tutuyor. Bazen okula giderken de tutuyorum oruç. Ben çok severim çünkü oruç tutmayı. Hep sevdim…

En harika kısım, o kolanın ilk açıldığındaki “pıııısssss” sesi….

Annem midem boşken içirmiyor kolayı. Yemeğin üstüne, yanında bir sürü eğlencelikle içebiliyorum şu mereti:) Abur cuburun adı Annemle benim aramızda “eğlencelik”. Öyle çok bize özel isim var ki… Nurlarda olsun inşallah…

Annem istemiyor kola içmemi yine de her gece…

Yanındaki aburu cuburu da kurtarmaz oluyor belli süre sonra. Diyor “Bu şişeyi de alalım. Daha kola mola yok.” “Tamam annecimmm diyorum:) Ama içimden dua ediyorum:) İftar sofrasındaki duaya bak sen:))) “Allahım yine kapaktan 2 lt kola çıksın!” Ve kola şişesi açılıyor yemekten sonra, taaa taaaaa!!!! 2 lt kola hediye!!! 30 gün kola çıkar mı kapaktan? Market nefret ediyor artık benden, Ramazan ayının sonlarına doğru(!) Adamı Ramazan zamanı dinden imandan çıkarıyorum nerdeyse:)

Ramazanın son gecesi kapak açılıyor… Hediye yazmıyor kapakta…. Sen gel de Ramazanın bereketine inanma…..

Annemle son nefesine dek andık biz o hediye kolaları… Ben evin hep tatlı cadısıydım. Kalbimden geçen genelde de olurdu. Bir tek geçen sene 1 Nisan’da şaşırdım… Kalbimden geçenin olmadığına….

Bu sene de kola kapağı anıldı Annecim. Hem de bak kaaaaaaç güzel canla… Hisset inşallah…..

Bir duygusal oldum bugün ben. Anda kalmak çok değerli. Yaşamsal şifa kadar önemli hatta. Ama bugün pek anda kalamadım ben can. Hep gerilere aktı zaman. Neler neler daha hayalimde canlandı bilemezsin… Ramazan biraz da böyledir ama. Bilmiyorum sen nasıl yaşıyorsun bu ayı?

Hani eskiler anılır, öbür tarafa gidenler yad edilirler… Bizim ailede hep böyle oldu en azından. Coco diye animasyon bir film vardır. Her yaşa tavsiye ederim. Orada da aile büyüklerine verilen değer işleniyor. Özel bir günde atalar için ritüeller yapılıyor falan. Çok anlamlı bir film. Orada adı başka, bizde Ramazan, Bayram ya da başka şey. Öz benzeşiyor…

Ramazan benim sülalemde , sadece belli saatler aç kalmak olmadı kısacası.

Ramazan demek bizde, açın halinden anlamak, dokunabildiklerimize dokunmak oldu. Mezarlık ziyaretleri, daha bir dualanmak, eş, dost akrabanın daha bir aranıp bulunması, daha büyük sofralar, daha özenli masalar, daha sıfırdan başlama şansı ve daha fazlası oldu. Ramazan ayını anlamak çok değerli benim için bu yüzden. Anlamak, hissetmek ve bunları evrenle paylaşmak. Her insan kendi çapında bir dünya… Her insan sonsuz bir evren….

Edirne’de radyo günlerim…

O zamanlar yazılar yazıyorum yine. Özellikle bir yazımı hatırlarım, her Ramazan geldiğinde. Harflerimin içinde bir evsizin konuşmasını unutamam. İstek üzere de çok defa okuduğumdan , aklımda en çok kalan yazılarımdandır bu yazı… Evsiz şöyle diyordu oruç tutanlara bir Ramazan gecesinde….

“İnsanlar yanımdan geçip gidiyorlar. Hepsi öyle güzel giyinikler ki. Mis gibi de kokuyor parfümleri. Elleri, kolları da nasıl dolu. İftarın olmasına az kalmış. Hızlı atıyorlar adımlarını. Belli ki bu adımları bekleyen ziyafetler var… Hey gidi Ramazan… Topun patlamasına dakikalar kala, iyice tenhalaşıyor sokaklar. Sanki kediler bile kayboluyorlar. Kış tabi… Kapı çerçeve de kapalı. Sessizlik ciğerlerime çöküyor, akşamın kömür kokusuyla… Top patlıyor sonra. Hissediyorum o hurmayı, o kristal bardaktan yudumlanan suyu ıssızlığımda. O ışıklı sofralarda ne sarmalar, ne hamaratlıklar vardır şimdi… Geçen de beyaz eşyacının camındaki televizyonda bir reklam vardı. Ne canlıydı o televizyonun renkleri de ha…. Sanki sucuk, sucuktu… O kadar yani… Tutsam, elim yanacak… Öyledir şimdi masalar… Sokaklara da azıcık taştı kokusu iftarın… Herkes iftarını yaptı… Ben… Issızlığımda hala… Bekliyorum… Benim orucum için bu top ne zaman patlayacak… Benim iftarım ne vakit açılacak…? Ve susuyorum, su bile yokken…..”

Böyle bir şeydi işte o yazı…

Her okuduğumda tuzlanırdı bakışlarım… İçimiz kararsın mı? Asla! Ama hani Ramazan ayı olunca, bunları da düşünmek, dini vecibeleri çok iyi anlamak, hissetmek gerek diye düşünüyorum. Sokaklarda bir ömrün orucunu tutan her yaştan insanları, komşuları, hastaları, yalnızları bilmek, hissetmek gerek diye düşünüyorum. Sadece içimiz rahatlasın diye değil, birilerine şifa olmak için oruç tutmak gerek diye düşünüyorum. Hani orucu öyle bir tutmak ki hakkaten açlık nasılmış, anlamak gerek diye düşünüyorum.

Ramazan ayında her gün tartılanlar tanıyorum ben!

Bu ayı ciddi ciddi bir diyet paketi gibi görenler!!! Dışarıdan bakıldığında da bir kaç Arapça kelime atıp ortaya, din alimi kesilenler biliyorum… Yani hani ben diyorum ki can, ister oruç tut İster tutma ama oruç tutmanın felsefesini anla… Hani sen de yüreğinde hissedersen biraz benzer şeyler, dilerim Allah senin her bir lokmanı Kabe’de tutulmuş oruçlardan farzetsin. Yürek öyle bir hissetsin ki hani varsa bir kiri pisi, bu mübarek ayda onlar da akıp gitsin… Çünkü kalbin içinde yaşayan mutsuzluklar, yaşamdan sürekli çalan hırsızlardır. Meditasyon denen şey de kalbi temizlemektir yani olumsuz enerjilerden arındırmaktır. Konu bu.

Hepimizin Ramazan ayı dilerim mübarek olsun…

Başta Annem Muazzez kızı Neziha olmak üzere, inşallah tüm gidenlerimizin mekanları cennet olsun… Ve dilerim ettiğimiz tüm güzel dualar da kabul olsun… Nice nice Ramazanlara erelim, erip de o anlamı yürekte şerbetten öte içelim… Bayramı da bayram tadında yaşayalım üstüne… Oooohhhh mis olalım miiisss!

Her inanca saygımız olsun.

Çünkü inanan, inandığına sevgisiyle, saygısıyla bağlıdır. Hiç bir kimsenin o sevgi ve saygıya adapsız davranmak gibi bir hakkı yoktur. Her inanç, kendi içinde kutsaldır. Sevgi, insan olmanın özüdür. Sevmek her başka olanı, insan olmaktır. Ve bana göre tüm inanç ritüellerinde yürekte ilk hissedilmesi gereken şey de budur. “İnsan olmak.” Ve öyle bir doz hissedilmelidir ki bu his, sadece kilisede dua süresi ya da Tibet’te kalınan kadar ya da Ramazan ayı boyunca etkili olmamalıdır. Son nefese dek insan olabilmektir, anlamla yaşamak… Tüm inanç sistemlerinin özde söylediği şeydir bana göre bu… İnsan olmak….

Şimdi ben hepimize insan olarak çok güzel bir Ramazan ayı diliyorum. Oruçlu ya da oruçsuz ama insanca… Ömürlük oruçlulara iftarlar diliyorum… Dualar ve muhabbetler diliyorum… Öyle kocaman kurulsun ki sofralar, hepimiz bir arada olabilelim… Ben en çok da bunu diliyorum… Bir olmayı, hiç olmayı, insan olmayı….

O zaman muhteşem Ramazanlar olsun mu?

Oldu ki:)

Sevgilerimle…

🙂

Hoşgeldin Ey Güzel Ramazan…’ için 2 yanıt

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s