Kahvemmmm

Kahvelerin en hası, kahve altlığından sonra içilenidir. Kahve altıymış düşün bildiğimiz kahvaltının adı. Yani uyanmanın anacı neymiş??? Kahve içmek:) Güüünaaaydııınnnn elimde kahvem ile!

Kahve çok değerli, misyonu da geniş bir içecek. Öyle yabana atılmaya gelmez. Evlilik adına Kiz isteme ritüelinde ne vardır? KAHVEEEE:) Hatta damat kahvelerin en iğrencini içer:) Nedense??! Ya acaba orada sıktığı dişi sonra hangi boyutta çıkaracak, hiç düşünüldü mü? Yoooo. Kahveyi içen damat, sessiz, sakin, mülayim, iyi huylu damat. Bana göre yalancı damat:)

Ya daha ilk anda duyguları gizleme sanatını ölçmek ne kadar mantıklı?;) “ Aaaa benim bir koca var, var yaaaaa. İçine kuş pisliği koyduğum kahveyi bile gıkı çıkmadan içti! Öyle tatlıdır benim aşkım, hiç renk vermediiiiii(!) Yahuuu resmen evlenmemeliydin kızım! Adam her türlü saman altından her türlü su tesisatı işlerine bakacak…! Belli! Renk vermiyor..!

Kahve için fiskos köşeleri vardı:) Fiskos köşesinin sehpası, iki de koltuğu bulunurdu. Yani öyle şeyler vardı eskilerde… Şimdi fiskos köşesi, telefonun uygulama çeşitleriyle ilintili… Aaaah nerde o tatlı yuvarlak fiskos sehpaları, o etrafında duran iki berjer… O sehpa üstünde mutlaka bir yapma çiçek… Sıcacık huzur dolu bir evin özenilmiş tatlı detayı.. Eskiden dedikodunun bile bir değeri vardı…

Şimdi bir kuyuya taşlar atılıyor ve de atanı deli değil, zaten taşı çıkarmaya vakit yok…

İşyeri ziyaretindesin. Sana sordular mi kahveyi nasıl içtiğini, bil ki uzun süre oturman isteniyor. Seviliyorsun, saygın büyük. Kahvenin böyle mesajları da vardır. Gittin hemen telefonla iki çay canım dediler mi, kalk daha durma orda(!) Kendini ezdirme!:)

Kahve tütün keyif bütün derler Boşnaklar. Benim atalarım.. – Ben bir göçmen kzıyım da:)- Ama tütün sağlığa zararlıdır. Eskiden alıp kurutup sarıp içerlermiş. O da zararlı ama bu kadar kimyasallı değilmiş. Kahve belki o kadarın zehrini alır götürürdü, bilinmez..? Ne de olsa insanlar eskiden içten ve birlikteydi. İnsan insanın zehrini alır derler ya hani. Belki de eskiden tütün bile zarar veremiyordu. Yani kahve daha bir şifaydı o zamanlar belki…

Türk kahvesinin fincanları başka bir hayattır. Görsel şölendir hatta güzel sunanının elinde kahve fincanları. Fincan yani fal taşı:) Hani denir ya, “ Ne öyle gözünü fal taşı gibi açtın!” İşte fincan kadar büyüttün gözlerini demek bu da. Fal taşı!

Kahve içince bir de falların mevsimi hoş gelir sefalar getirir. Maksat muhabbet olsunluk fallar ne güzel de açılır. İnsan sarrafları okur da okur secereleri. Cinleri tepesine çıkanlar zaten ohoooo en sevilen komşudur mahallede ya da ofiste:))) Falı fallananlar vardır mutlaka her kahve falı ortamında. Yani ununu elemiş, eleğini asmışlar:) Ne hikmetse en çok da fala ihtiyaç duyanlar onlardırlar..

Daha çok şey var kahve için yazılacak ama benim çıkmam gerekiyor. Bu kahve burada bitmez!

Ferah kahvelerimiz ola… Olaaaa laaaaaa:)

Şununla etiketlendi: