Bir Hayalperestten Mektubun Var:)

Merhaba sen. Nasılsın? Masama oturmuş, kahvemin buharlı keyfini de parmaklarımın arasına almışken, sana bir harflenmek istedim. Nasıl gidiyor Eylül’ün? Bana ilk evlendiğimde sormuşlardı. “Nasıl gidiyor evlilik?” Cevabım sadece muzipliktendi ve şöyleydi: “Geldiği gibi gidiyor.” Bu cevabımla geçen gün rastlaştık. Klasik Facebook hatırlatmaları var ya. Orada bir yorumda gözüme ilişti harflerim. “Geldiği gibi gidiyor.” Nasıl da…

Eylül’lü Pazar

Eylüllü bir Pazar günü Güneşi kısık göğümün yüzü, Tuzsuz damlalı bulutlarla başka huzurlu Şarkılarım yine dolanıyor evreni Seviyorum nota nota şımaran her yenimi Kahvem tütüyor dudaklarımda Boğazdan geçiyor bir gemi Martılar en ağır işçilerin seyirleri Tarihler akıyor avuçlarından Geriye kalıyor fallık İzleri Nerden geliyor ve nereye gidiyor insan? Bunlar sonsuzluğun gizleri Yürek nerden nereye atıyor…

Uy! Andım Sizleri, Uyanınca:) Ve Yazdım Hala Yaz’da…

Güzel bir Salı. Ağustos’a veda ederken son yeşil yapraklar, uyandım az önce. Bir sessizlik karşılıyor insanı uyandığında. Tabi sessiz bir dünyadaysan:) Bu iyi mi kötü mü tartışılır:)) Hatırlıyorum yardımcı kadının bin defa söylememe rağmen, gürültülü şeyler yaptığı sabahları. Ya da oğlum henüz bebekken bir ıngak sesine koştuğum hayli erkenci vakitleri. Daha da geriye gidince Anneme…

Bayram Harçlığımız Geldi…

Bayram harçlığı almayalı nasıl da zaman geçmiş… Az önce bunu fark ettim. Kapı çalındı ve karşımda dünya güzeli bir sevgi bana gülümsüyordu. Saf sevgi. Üzmeyen ve üzülmeyen bir sevgi… Öncesinde telefon çaldı aslında. Aslında ben daha güzel mi anlatsam bu bayram gününün başlangıcını?:) Annem olmadan bu ikinci Kurban Bayramı… Olana ve olmayana gülümsemek doğrusu ve…

Güzel Çocuk…

Güzel çocuk… Sana gülmeleri mi öğretiyorlar yeniden? Sevmeleri yeniden bilmeler mi doluyor şapkana? Şovlar ettikten sonra ona buna..? Sokakta hani gösteri sonrası şapkaya atılır bozukluklar Senin de tepene koydukların, Hayli bozulmuşlar… Güzel çocuk… Sana susmaları mı öğretiyorlar bunca öfkende? Ezberlerin gözlerini acıtır gibi uzaktan Nefesin içinde gibi Göğe bırakamadığın o güzel nefesin, İçini mi sıkıyor…

Yazlı Gece

Nasıl da yazlı bir aklımın üzerindeyim böyle Sessizliğin kuş cıvıltısı huzurunda Bir ay vaktini bekliyorum, yıldızlarla Sihirli bir şeyler yapacağım çünkü Buzlayacağım bardağın içini Seveceğim anasonun Yanındaki kavunla peyniri Şişe dibinde balık almayacağım ama O kadar dibe vurmaya gerek yok bu yazda Az yosun silerim ruhumdan alkolle Az hayat bandırırım yüreğime şiirlerle Ateş böceği aranırım…

Şiiiişt! Güzel Bir Gün Bugün:)

Merhaba sen. Nasılsın bir öğle vakti? Yoğunluğunu afiyetlendiren bir fincanın var mı masanda ya da sehpanda? Haftanın sonuna az kala bir vakitte, diliyorum keyfin alâ olsun. Ben sabah yağmurlu camlarımın, nasıl da eğleniyor olduğunu gözlemledim ilk uyanış anlarımda. Damlalar camlarımda yarıştılar her yağmurda olduğu gibi. Unutturdular bana Haziran’ın 17’sini. Sanki ilkbaharın ilk günleri gibi durdu…

Neyse…

Güneş balçıkla sıvanmaz derler Gerçekler saklanmaz, doğru Ama yaz, hüzüne bulanırsa Saklanır mutluluk… Şimdi bir pazar dününde kalmışlığımla Başbaşayız sevdiğim… Hani güzel kıyılara varmanın heyecanı ceplerimizde Piknik sermişiz çime… Hani en güzel olmak birbirimize Hayata ekleyeceğimiz aşk dolu milyonuncu günümüzde Düşünmesi güzel olanın oldu mı hiç senin Güzel bir ülkeyi düşündün mü sen? Özgür, hiç…

Pazartesi Bendromu:)))

Yeni bir hafta! Yine bir hafta! Biz şanslılar olarak, acaba farkında mıyız yaşadığımızın? Farkında olduğumuzu var sayıyor ve gülümsüyorum sana can:) Nasılsın? Vallahi ben güne bu sabah erken uyandım. Camlarımı açtım ve taze günü her bir zerreme ikram ettim. Limon sıktım kooocaman bardağımaaaa ve doldurdum geri kalanını da suyla. Sabah içimi ve ruhumu bir güzel…

Yükleniyor…

Bir yanlışlık oldu. Lütfen sayfayı yenileyin ve/veya tekrar deneyin.


Blogumu Takip Edin

Yeni içerik doğrudan gelen kutunuza iletilsin.