Ah’latmaaaa!

Savaş da çıkarsa, işte o zaman tüy dikmiş olur 2020! Dal düz girdim konuya çünkü nefes nefese bir halde yazasım geldi. Gerçi savaş stratejisti değilim. Ve eğri doğru kısmına asla da dokunmayacağım. Korkudan değil bu dokunaksızlığım. Bir tarafı burarım, taraf sahibi olurum diye değil asla. Ruhum kaldırmıyor hiç bir çatışmayı bu aralar. Malum zaten bir virüs paranoyası içindeyiz aylardır. Dahası diyorum ki kalsın, aman!

Amaaaaa yani bu gerilim artık bana da sirayet etti. Haberleri açmıyorum. Gerçekten:) Dünyadan haberim yok. Haberim olsun da ne olsun?! Ne olacak? Al işte dün akşam açtım tv’yi bir maç izleyeyim dedim dişi Kartal olarak! Boyunuzun ölçüsü elimizde, buyurduk uykuya… Fanatik denilemez bana ama 30 dakikada 3 gol yenir mi bre kardeşim ya! Neyse maç hakkında da yorum yapmayacağım! Açmıyorum işte şu tv denen sinir şeyi! Ama haberler bir şekilde bende! Eş dost görüntülü ya da sesli iletişimde zaten maşallah herşeyi anlatıyorlar! Herkes mübarek felaket tellalı!

Ya Allah aşkına ara beni de bir içimi aç! Umut doldur taştır şuncacığı! Yok! Ay şu oldu, bu da oldu gerçi biliyorsundur! Ya bilmiyorum! Bilmeyeceğim! Artık sevmeyeceğim:))))) Bütün kabahat beniiimmmmm!:)))) Birden, öyle sesli yazıyorum ki kendimi o şarkıya eşlik ederken buldum:))) Hissettim hatta kendimi yazlık sade bir barda:) Gitar çalıyor sahnede eleman, sesi hiç fena da değil! Nasıl ihtiyacım varsa artık eğlenmeye:) Sadece olduğum yerdeki şeylerle düşünmeye, plansız ve satranç oynar gibi değilinden….Bünye, serap gibi görüp duyuyor ortamları hem de tam gıcık diyaloglardan bahsederken!

Yani bana anlat işte mesela sen de söyler misin bu şarkıyı, sözlerini değiştirip de avaz avaz:) Başka şarkıları??? Şiir okur musun? Amuda kalkamadım hayatım boyunca:) Sen denedin mi bunu:)? Ya da ne bileyim aşkını anlat bana. Evet kesinlikle bana aşktan söz et! İlk ya da son aşkını. Bana ne kaçıncı olduğundan? Sen bana aşkını anlat.. Hem de öyle bir anlat ki o dolduğun enerji azıcık bana da akıversin:) Komşuda pişsin bana da düşsün olmaz mı? Yok olmaz! “ Alo! Naber canımmm? Çok fena! Haberleri duydun mu?!” Ben daha susturamadan haber iniyor, indirme hızı muhteşem! “ Duyurmasanaaaaa!” Tabi diyemiyorsun… Diyemediklerimiz burdan Fizan’a yol oldu! Hem de çift şerit!!!

Yine savaşı da böyle duydum geçenlerde. Hatta tüm şeytani olasılıklarla inceledik savaş ihtimalini. Sonra ne mi oldu? “ Tatlım hadi görüşürüz. Keyifte kal! Bye!” E benim morla bitti! Keyif gitti! Nasıl kalayım keyifle?! Sen belki hoşlanıyorsun gündemden konuşmaktan ama dur bi bakalım. Belki o gündemden dört nala kaçan var? Belki o benim?!

Dedikodu gibi oluyor ama uyarmak gerek diye yazıyorum. Bodoslama giriyoruz mevzulara. Ya hassasiyet sadece güneşe, çileğe değil ki! Ha diyeceksin ki “ Dinleme.” Nezaket denen şeyi insanlık böyle kaybetti işte.. Sen önemsemeden anlatınca, O’da önemsemeden susturmayı öğrendi. İlişkiler de gayet musluk ayarına geldi… Aç ve kapa! Nerde kaldı altın kalpliler diye sormayacaksın o zaman işte! Her şey ayar meselesi…..

Lütfen karşındakiyle istifra edercesine konuşma… İçindekileri hunharca bırakma öyle. Bu çok egoistçe bir davranış çünkü. Herkesin kendi yaşadığı kendine zaten yük. Bir de kendini, yetmedi evreni anlatınca, buna da can diyorlar edebiyatı başlıyor içte… Kalp kırılmasın diye kalbe alıyoruz iyiyi de kötüyü de. Ama iyi değil bu stresler… Kalp krize girmesin durduk yere…

Lütfen kimse kimseye olumsuz şeyler anlatıp durmasın!

Derdin vardır. Anlatırsın, rahatlarsın. Bu çok insani ve olması gerekendir dostluklarda. İyi ve kötü günde birlikte olabilmektir dostluğu kanıtlayan. Amaaaa yani ne kadar gündem bildiğini yarıştırma! Zaten ben yarışma şartlarına da uymuyorum:) Bilmiyorum, bilmediklerime çalışmıyorum da:))) Benden uzak ol lütfen, eğer illa anlatacaksan!

Belki biraz kulak çeken bir yazı yazmış oldum ama lazımdı! Hatta lütfen bu yazımı paylaş tüm evrenle! Lütfen bu gündemci kişiliklere denk gelsin harflerim! Ve düzeltsinler kendilerini! Savaş çıkabilir! Bunu artık biliyorum! Ama dahasını bilmek istemiyorum. Artık NASA ve cüceleri filminin gerilim türü beni bunalttı! Covit gerçekleri ve Covitten korkmayan masal kahramanları cildimi bozmasın, yeter artık! Ömür törpüleri benden uzak olsun kısacası!

Lütfen!

Benim ruhumun frekansını aşağılara çekme! Kendine de yapma ama hani sen sana aitsin, ben de bana. Bari kendi hakkımda karar verebileyim olur mu? Ben haber izlemiyorum. Bilmek istemediğim için:) Bilmemenin beni daha fazla bilge yaptığına inandığım için. Çünkü zamanın akışındaki hiçliğe aydınlanıyorum, gereksiz şeyleri bilmekten uzaklaştıkça. Zaten ne bilirsek bilelim, bir bileni kurguyu yapıyor. Bizler de oynuyoruz. Konu bu kadarken, ben şimdi neden politika konuşayım ya da fanatik bir taraftar olayım?

Değmez!

Güzel bir uyku al ruhuna yatmadan önce. İçindeki tüm gereksiz ve aşındırıcı bilgileri anlamsızlaştır. Sabaha tüm olumlu ruhiyetin ile uyan. Ve “ Naber?” diyeceklerinle, sana “ Naber?” diyenleri lütfen iyi seç! Savaş çıkabilir:) Hayatımda hiç savaş görmedim ki? Ve dilerim görmem de. Ön öd patlamalı korku almamak en sağlıklısı! Ön ödemeli kampanya var, ön yıkamalı çamaşır makinesi var. Bu da ön öd patlamalı korku! Ben ne önden ne de sondan korkmak istemiyorum! İstemediklerimi de sürekli konuşmuyorum sırf bu yüzden. Çünkü keçinin istemediği ot burnunda bitermiş…… Çağırmıyorum yani!

Anlatma!

Eğer anlatacak mutluluk dolu harflerin yoksa tabii… Benimkiler sana her daim bedava, bil… Mutluluk dolusu ve hepsi senin… Yeter ki anlatma sürekli olumsuz bir şey. Ne kendine ne de diğerine.

Bugün her anı keyifli bir gün diliyorum hepimize:) Oh be:)!

Şununla etiketlendi: