14 Şubat Serisi:) Ey Yalnız!

Bir uyuyor uyanıyorum, hava sıcaklığı 19 derece. Bir uyuyor uyanıyorum – bu sabah olduğu gibi – hava sıcaklığı 3 derece. Bir haberde, yapılan arkeoloji kazısı sonrasında, bir hayvanın şoklanarak ölmüş olduğunu anlatmışlardı taaaa yıllar önce. Ağzında ot varken gitmiş bu dünyadan hayvancağız. Uzmanlar açıklama yapmışlardı bu bulgu üzerine. Havalar bir zamanlar böyle hareketler yapmış dünyada diye… Yani benzetmek gibi olmasın ama bir zamanlar dünyada ani ısı değişiklikleri yaşanmış. Öyle ki hayvancağız azına ot alıp donmuş… Birden… Dün bahar havası, bu sabah gayet kış görünce İstanbul’da günü, bir geriye geldi o haber aklımda fikrimde! Aklıma gelince tabi döküldü harflerimden… Dünyayı ne güzel hallere getirdik hakkaten…. Sabah sabah böyle yazıyorum ama… Günaydın bakalım:) Gün ola, harman ola… Canım atalarım benim canımmmm…

Şubat’ta akarken günler, nasıl gidiyor hayat ey sevgilisizler, sevgisizler…? Havalar böyle dengesizken, sizlerin aşk hayatları ne alemde bu Şubat yerinde…?

Yani herkesin de uyuşmuşu buluşmuşu yok ki. Issız adamlar, ıssız kadınlar da Şubat ayından gelip geçiyorlar. Sen de ıssız mısın Ey Yalnız?! Şubat sana böyle mi geldi bu yıl? Daha hiç evlenmedin mi? Evlisin ve sevgisiz misin? Taze mi boşandın? Şubat’a alabildiğine gıcık mısın?

Bazı günler böyledir. Hayatındaki gerçekleri alır, suratına paaaaat diye fırlatır!

Bayramlar, yeni yıllar, doğumgünlenleri veeeeee Sevgililer Günü:))))) Aslında seni sana bıraksalar, paşa paşa geçecek zaman:) Bu da geçecek yani(!) Ama İşte bu sosyal medya yok mu bu sosyal medya. Hepimizin gizli mesai yerleri buralar. Ele güne foto lazım(!) Kar yağdı mi sen de kartopu oynayacaksın mesela:) Bayramda ya kavuracaksın bir şeyleri ocakta ya da akrabalar falan sofralar sofralar donanacaksın anlamla, şefkatle. Yeni yıl da aynı şekilde tabiiii. Işıklı, şapkalı kareler gelecek illa tarihi geldikçe hatırlatmaya o uygulamada:)))) Bir şey yaşayamazsan, yaşadıklarına sayacaksın ele güne(!) #tbt nerden çıktı sanıyorsun?:)))

Ama İşte 14 Şubat başkaaaa:)

Sevgililer Günü dedin mi orada kal! Nasıl kotaracaksın bu günü hıııımmmm?! Sevgilin ya vardır ya yoktur. Eskisi #tbt de ama al onu da geçiştir bakalım. Olur mu?! Olmaz tabiiii. Bilakis eski sevgiliye inat, yenisi olmalı o hikayede, o gönderide(!) Ama İşte ayın bugün 12’si:))) Yoksa da bu pandemide bulması, çölde su damlası… Sevgili marketten sipariş edilmiyor ki:))) Onun sapı, bunun çöpü di mi? Al sana İşte:))))

Yani gene de umudunu kaybetme kardeş amaaaa hani köy gayet net görünüyor. Kılavuz falan hikaye. Ha bazı kılavuzlar da var ki onlara uymasan daha bir iyi burnun açısından(!)

14 Şubat! Yıldızlar ve ay ve tüm şiirler, şarkılar ve tüm danslar!!!! Şimdi sadece mutlulara mi ait!!!!!?

İçinde öfke biriken can. Sakin ol:) Dün olanlara, yarın olabileceklere odaklan derim:) Hayat işte. Çok klişe geliyorum sana belki ama hayat gerçekten de. Bir şeyler yaşıyoruz. Neden yaşadığımızı da sonradan ya anlıyoruz ya da anlamıyoruz. Anlamak çok iyi tabi. Çünkü tüm çözüm bu anlama noktasında. Anladığın an nerede çuvalladığını, o zaman tekrarlarından sakınıyorsun ve de sınavdan geçmiş olduğun için, o aynı şey daha da başına gelmiyor.

Hikayeler o kadar aynı ki.

Peki neden? Düşünür müsün lütfen bugün? Kalp dünyan gerçekten ne renk? Kararmışsa ve hatta o dünya dönmüyor bileyse, arıza tespiti şart demektir! Otur şöyle. Kendi kendinle kalabileceğin bir yer olsun burası. Takkeni önüne koyduğunda, kimselerin mevzuyu çakmayacakları bir yer:) Düşüüüüün bakalım. Aşk hayatına imza atan ziyaretçilerin, birbirileriyle benzeyen yönleri neler???? Çok dürüst ol ama. Onları suçlama. Kimse yok seni eleştirecek. Kendi kendinesin. Kendinden de kaçma…

Yalan? Aldatma? Maddi imkansızlar? Kültürel farklar? Yaş farkı? Şiddet? Cimrilik? Tutarsızlık? Değersizlik?

Sana ne yaşatıyorlar ilişkilerinde? “Hep aynı kişiyi buluyorum!” diyor musun? “Bütün arızalar beni buluyor!” diyor musun? Hııımmmm???? Çok emin ol, yalnız değilsin. Yaptığım seansların çoğunda bunları duyuyorum. Hep aynı şikayet. “Neden akıllanmıyorum! Hep aynı hatayı yapıyorum!!!”

Kendinle dövünmeyi bırak!

Bak güzel 14 Şubat maduru canım. İlişkilerinde tekrara düşüyorsan, senin değişmen gereken yönlerinle ilgili o törpü çalışıyor demektir. Her insan bir törpüdür. Atalar ne demişler? “Ömür Törpüsü” tabi ki;) Boşa denmiş olabilir mi bu?! Ne demek peki “Ömür Törpüsü”???

Yanlış Bilgi!

Ömrü törpülüyor diye düşünülür bu törpü için. Peki bu törpü, ömrü kısaltıyor mu yani? Aslında hepimiz böyle anlasak da konu sadece bu kadar değil. Ömür törpüsü, ömre şekil veriyor. Evet bu şekli alırken insan, sarsılıyor. Kolay değil ki. Senin huyların başkalaşıyor! İnadını kırıyor belki o dominant? Burnun sürtülüyor çünkü belki de çok büyük bir burnun vardı? Çok ukalaydın??? Belki maddi sorunlu bir ilişki yaşıyorsun ve belki de kalbin değerini anlaman için bu yaşadığın bereketsizlik? Yalancılar geliyor sürekli hayatına. Belki de senin daha dürüst olman gerekiyor? Ya da belki Annen ya da Babanla bağını kesmelisin?Belki Anne ve Babandan dürüstlük değildi öğrendiğin…?

Ne alaka Anne Baba yahu?!

Ohooo Anne ve Baba zaten aşk hayatlarımızın temelleri:))) Sen o Annen ya da Babanla sorunlar yaşadıysan ve de halen yaşamaya devam ediyorsan, o sorunları aşk ilişkilerinde halletme çabasıyla hareket ediyorsun! Bana İNAN!!! İçindeki iyileşmeye aç taraf, senin erkeğinle ya da kadınınla bu sorunu çözmeye mücadele ediyor. Sen partnerini istediğin kıvama sokmak istiyorsun. Böylelikle o düzeltemediğin Annen ya da Babanı, ruhunda iyileştirmiş oluyorsun. Sırf bu gariplikten ötürü de gidip, tıpkı Annen ya da Baban gibi birini seçiyorsun. Ve başlıyorsun savaşmaya….

Ama kimse değişmiyor…..

Eğer farkındalığını açarsan, hepsi puf! diye sönüp gidiyor! Yani sorunlarını tespit ettiğinde, gitmen gereken yoldan gidiyor ve o yolda sana iyi gelen şeylerle harika bir hayat yaşıyorsun. Ömür törpüsü gerekmiyor senin için:) Amaaaa işte sen o doğru yoldan gitmezsen de bütün arızalar geliyor ve seni buluyor:) Ve seeeeennn 14 Şubatlarda mutlu kareler veremiyorsun cihanaaaa:)))

Destek almaktan çekinmemek gerekli.

Aslında psikolojik destek almak kadar ihtiyacımız olan diğer şey belki de nefes almamız:) Bu kadar önemli ruha destek işleri. Nefes kadar!!! Bunda çekinilmesi bir durum elbette yok.

Danışanlarımla ilk görüşmemizin ilk 10 dakikası kadarı, tedirgin geçiyor ama sonrası öyle güzel ki… Çünkü insan anlaşılmaya acıkıyor yaşam yolunda yıl aldıkça… Anlaşılırsan, doyuyorsun ruhen. Yaşamak için iletişim kurmak öyle önemli ki. Sağlıklı bir iletişim de kendini ifade edebilmek ve özgüven demek. Kendine güvenirsen, mutlu olmak senin için imkansız değil. Ve sağlıklı bir ilişki kurabilmek…

Bu 14 Şubat’ta belki de kendine bir “İlişki Koçu” armağan etmelisin:) – Beni arayabilirsin –

Eveeeetttt. Oturdun ve kendinle bir konuştun. Hayatına girenleri bir bir düşündün. Aileni de bir inceledin. Ağlamak geldi belki içinden..? Ağladın. Oh ne iyi de yaptın. Ağlamayı terlemek gibi düşün. Nasıl ki hastayken terleyince mikrop atıyor insan, ağlayınca da gözlerinden keder atıyorsun. Böyle bak olur mu? Çünkü bu gerçek:)

Şimdi biliyorsun!

Tespitlerin sonucunda artık farkettiğin bir şeyler olmalı. Benzeşmeler, tekrarlar, aile ilişkilerin… Şimdi hepsini düzene sokman gerekiyor. Yapman gereken öz şey, hepsini affetmen. Çünkü yaşamda bir denge var ve olan boşa olmuyor. Önce affedeceksin. Sonra da hayattan neler beklediğini farkedeceksin. Olanlar ve istediklerini de çeşitli çalışmalarla yer değiştirip yaşamaya bakacaksın:) Hepsi bu:) Masada sevmediğin yemekler varsa, sana şifa kısmı kadar yiyecek ve sonrasında o masadan ya kalkacaksın ya da o sevmediklerini o masadan kaldıracaksın. Çünkü yerin olmalı sana iyi gelen yenilerin için!

14 Şubat Issızları! Dudaklarınızı ısırmayın artık!

O dudakları güldür? Isırmaaaa!:) Öfkeden kurtulmalısın. Olan oldu, bitti. Şimdi o öfkeli akan kan, senin gemilerini batırmasın. Bir sakin… Lütfen… Sakin olursan yani huzurlu, farkedebilirsin. Farkedersen zaten çoook şey farkeder. Sağlıklı olmalısın sağlıklı kararlar verebilmek için. Öfke sağlığın ilk ve en büyük düşmanı. Bu düşmanla mutluluk mümkünsüz! Bu yüzden de ısırma dudaklarını… Bırak kendini… Gülümse nedensiz… Şubat öyle güzel ki… Harika aşk filmleri var her yerde. Onlardan izle bol bol derim:) Bazan hayatında eksik olan şeyleri izlemek ya da dinlemek, kalbinin yara bandı olabiliyor…

Şubat’ta sosyal medyadan uzak durmak zorunda değilsin!

Sadece sen ol. Olduğun gibi. Ne yaşarsan kendin için yaşıyorsun. Başkaları için değil. Çekindiğin o sosyal medya kitleleri, senin ekrandaki farkedilen süren kadar seninle iletişimdeler ve en fazla diğer habere kadar kalıcısın. Kimse bir diğerini dakikalarca düşünmüyor. Hüzünlü ama doğrusu bu. Yani ezilme de büzülme de! Yalnızsan yalnızsın! Evde kaldıysan kaldın! Bir baltaya sap olmadıysan da olmadın! Herkes kendi gerçeğine bakacak. Ve unutma herkes kınadığını bir gün yaşayacak. Çünkü bu evrensel bir yasa:)

Tespit et!

Kendini ve herkesi affet!

Olana olmayana teşekkür et!

Kendini ve herkesi, tüüüüm evreni sev!

Huzur dol!

Sakinleş!

“Başkaları ne der?” diye düşünmekten vazgeç!

Sadece kendin için yaşa! Kendini bul! Kendin ol!

MUTLU OL!!!

İşte şimdi bir kahvenin tam da zamanı:)) Ferah kahve, işte buna deniyor:) Ben içeceğim:) Ama henüz kahvaltı etmedim:) Bir güzel duş sonrası harflerimle, güneşi kondurdum göğe:) Önce sen canım, önce sen. Önce sana seslenmeyi seçti bu bendeki yürek. Dilerim iyi gelmiştir harflerim…

Ve şimdi kahvaltı vakti:)

Bu arada ben her 14 Şubatta tüm sevdiklerime hediyeler alırım. Kendim de buna dahilim:) Canım Annemle biz mutlaka hediyeleşirdik… Birbirimize çiçekler, pastalar da ihmal etmezdik… Sevgililer günü sadece iki cinse gelmiş gibi görünse de benim felsefeme göre “Sevgililer Günü”, içinde sevgi olanların günü. Yani Sevgili işte, adı üstünde. İçinde sevgi olanların günü! Bundan da bahsedeceğim başka bir yazımda. Şubat Serisi devam edecek:)

Kendine bir hediye almayı unutma, caaaaaanım ıssız can:)

Ben kendime bu sene şans kolyesi sipariş ettim:))) Tatlı oğluma da bir hediyem var:) Ama tüm hediyeleri burada elbette saymayacağım:)

Anneciğime de dualarımı eksik etmeyeceğim… Sevgiler her boyutta hissedilir ve yaşanır… Buna belki de en çok 14 Şubat dahil…..

Evet!

Haftanın son gününden herkese muhteşem niyetler ediyorum:) Hepimiz bu soğuk günde, sıcacık olalım! Şubat kadar aşkla, nefeslerimiz sıcacık etsin tüm manzaralarımızı! Issız olmak bir kader değil! Belki de o kadar kötü bile değil hatta:))) Daha masrafsız ve tripsiz bir Şubat yaşıyorsun bir taraftan da:) Gelecek kalabalık günlerden önce belki de kıymetini bilmem gereken günlerdeyiz arkadaş? Bilinmiyor işte:)

Kendini çok sev.

İçinde sevgi olsun ki seveceklerin bol olsun. Bil ki kurak toprakta yetişmiyor o rengarenk hayatlar. Sevgiyle bereketlen ki evren sana nimetlerinden bol bol yağdırsın. “Var!” de. “Sevgi bende çooook var!” Var dedikçe çoğalır, Yok dedikçe azalırsın. Unutma…

Sevgi Var! Aşk Var! Hayat Var! MutlulukVar! Para Var! Huzur Var!:) Sağlık Var! Var da Var!

Herkese harika Şubatlar…;)

14 Şubat Serisi:) Ey Yalnız!’ için 2 yanıt

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s