Uçan Balon

İçimde, uçan balonla öylesine süzülmek var gökte. Şu Kapadokya’dakilerden birine binmek. Anlatırlar, gaz kokusu gelirmiş. Bazan sıcaklık duygusu olurmuş uçarken. Nasıl birşey olurdu acaba bir uçan balonda olmak. O kadar kocaman ve rengarenk bir balonun sepetinde yolculuk..?

Dünyaya gelir gibi sanki leyleğin gagasında:) Ya da kocaman balonluyla salyaları akan bebek olmak oracıkta. Bizler ne kadar küçüksek etrafımızda o kadar büyüktür ya hani. Çocukken gittiğimiz yerler vardır. Bayramlarda büyüklerimize ziyaretlerimiz. Onların evleri ya da mahallelerinden geçerken anlattıklarımız vardır ömür yolunda. “Çocukluğum buralarda geçti.” dediğimiz yerler. İşte oralar, biz büyüdükçe hep küçülürler.

Ruhlarımız büyüdükçe, bakış açılarımız genişledikçe, fotoğrafın içindekileri daha büyük görmeye başlarız. Bu da bize mekanın daralması olarak yansır. Oysa dünya kocamandır 80-90 cm halimizle. O zamanlarımızda kapının üstündeki çizik bile bir şeylere benzer hayalimizde. Daha küçüksek, daha küçük şeyler de anlamlı olur hep. Küçük şeylerle mutlu olmayı büyüdükçe bu yüzden unutuyor olmalıyız…?

Neden kaçasım varsa artık, bu gün bir uçan balona ihtiyaç duydu ruhum:) Aslında pek de mantıklı uçan balonla seyahat bu aralar. Covitsiz seyahat sahası (!) Ah bir de covitimiz var. Sanal herşeyden şikayet ettiğimiz günlerin üstüne şimdi herşey sanal oldu… Hatta virüs bile sentetik – diyorlar – Herkes başka şey söylüyor??? İçimin söylediği şey, belki de biraz durmak lazımdı ve şimdi sadece o oluyor..?

Uçan balonla geziyorum göğün yüzünde. Sanki alçalmaya başlıyorum. Ama istemiyorum iltifa kaybetmek. Aşağıda plazalar ve gitmeyen trafik kirliliği var. Bulaşmak istemiyorum! Atmalıyım şu ağırlıklarımı. Yükselmeliyim maviliğe huzura. Atıyorum içimden tüm sıkıntıları. Kızdıklarımı, küstüklerimi, hayat karnesindeki tüm kırık kalplerimi. Atıyorum onları içimden ooooh. Havalara uçuyorum, gereksiz tuttuklarımdan ruhuma yer açarken.

Rengarenk bir balon. Koooocaaamaaaan. Öyle kocaman ki tüm hayallerim bile sığıyor içine düşün! Düşün. Düşünmek..? Hayal etmek. İstemek. Yana yakıla değil, güle oynaya. Eksilterek değil, tamamlayarak, onararak, sarıp sarmalayarak. Şu an her neyi istiyorsan lütfen sarıl. Ve istemediklerinden de kurtul. İster git bir uçan balona bin, ister sokaktaki baloncunun bütün balonlarını al ya da bir sürü taş toplayıp onları salla işte denize, bir yerlere.

At içindeki sana ağır gelen herşeyi. Çünkü birbirimize yansıyoruz bu evrende. İyi hissetmen hepimiz için önemli. Sevgiye yer kalacak kötü duygulardan arındıkça. Ne güzel demiş diyen. “ Dünyayı güzellikler kurtaracak. Her şey, bir insanı sevmekle başlayacak. “ Seni Seviyorum – bu yüzden –

Şununla etiketlendi: