Gün Aydınlık

Günaydın. Güne başlamak İçin bir start gibidir bu sözcük:) Ne mutlu yanında ya da telefonun ucunda bu sözcüğü keyifle kullanabilene . Lütfen! Bu sözcüğü kullandığının da kullananın da kıymeti biline! Sessiz sabahlara inatla diyebilmek yeni güne gülümserken. Öyle değerli ki. Hissetmek, farketmek bizleri robot olmaktan ayıran taraflarımız. En barizleri!

Uyanış! Harikasın yeni gün! Benim ol ve hayat eşsiz güzellikte tüm iliklerime kadar işlesin! Hadi! Evet herkes bu enerjiyi ister. Yabancı filmlerdeki o radyo programları sesleri vardır hani. “ Günaydın! Hadi seni çağıran o patika yolu bulsana! “ falanlar:) İyi gelir, silkelenirsin kendi kendinden. Ama sabahlarda işte bir metraj meselesi vardır. Her zaman en son olanla bağlanır olacak olanlar….

Kaldığın yerden başladığını, uyanışta aklına ilk gelenlerden anladığın şeydir “ Sabah “. Olumlu ya da olumsuz uyanışın işaretidir dişlerin görünmesi ya da görünmemesi mesela:) Ah o hemen açıklamam diyenler! Neden günün sabah kısmı geçsin diye beklenir ki???! Ya uyandın o zaman uyan:) O ritüeller de nedir? “Kahvemi içmeliyim…. “, “Uyandım ama yarım saatten önce kalkamam şöyle bir gerinip gerinip saçma sapan kalkmamalıyım (!)”, “Uyanır uyanmaz asla bişey yiyemem!” . Bunlar böyle gider “ Mutlaka “ ya da “Asla” ile başlayıp…:)

Ya aslında sadece uyan ve kalk:) Bunu dene. Ve her sabah kuralsızca, alışkanlıksızca olmaya çalış. Biliyor muydun rutinlerimiz bize unutma hastalıkları armağan ediyorlar… Evet, sürekli aynı şeyleri yapmak beynin çalışma hızını azaltıyor. Beyin diyor ki ya zaten bu canlı otomatik pilotta gitmeyi seviyor. O zaman ben rölantiye alayım kendimi. Nedir kardeşim diyor bu hız bu keskin bakış bu olaylar arası sürekli bişeyler bişeyler kurma bağlama??? Bir bırakıyor kendini, ondan sonra artık istediğin gibi uyan sabaha ya da geceye…

Hayatına zarar vermeden önce faydalı olmayı başarmak gibi bir seçeceğin var. Her sabah başka bir şey yaparak güne başlamayı dene. Yürüyorsan yürüme bu sabah. İşe gittiğin yolu değiştir ya da gidiş şeklini. Yediklerini başkalaştır. Bu sabah lütfen afyonun bir şeylere bağlı olmadan patlasın – ki o nasıl bir ifadedir yaaa huuuu ıııyyyyy!- Bu sabah önce sigara içme – hiç bir sabah hatta …- . Ne bileyim kendine sor?

Bu sabah nasıl görünmek isterdin? En yanındakine aşk dolu gülümserken mi? Telefonun ucundakinin mesajına aşklanırken mi? Bebeğini doyururken – baba ya da anne olarak – o tatlı varlıkla dolarken mi? İşe koşmak İçin fırladığın yatak sana pis pis gülümserken sen ona bakamazken bile mi:)? Onu özleyerek mi o suratsız suratınla? Yorgunken mi – yediğin gereksiz şeylerin vücudundaki ağırlığıyla- ? Kendi yolunu kendin bulmalısın. Ama hep başka bir yoldan giderek. İnsanları hep aynılara ya da hayata dahil eden şeyler, dünden kalanlar işte en çok da….

Bu sabah nasıl bir hikayeyle başlamak istersin ömrüne? Özgür müyüz istediğimiz hikayeyle başlayabilecek kadar? “ Sil Baştan “ gerçek mi? Çok severim Şebnem Ferahı da bu şarkısını da. Hayatı sıfırlamak mümkün mü? Tabi bunu şu an istediği işe yetişip koltuğuna kurulmuşlar, yatağa kahvaltısı getirilmişler, feci fit görünüp aynada havaya girmişler için yazmıyorum:)

Bu sabah hayata yeniden başlaması, hayatı renklendirmesi ve beynini otomatik pilottan çıkarması gerekenler için yazıyorum bu yazımı:) Bu sabah yeni bir “ ben “ olabilir misin? Aslında mümkün. Yeniden kendini kendin haline getirmen gerçekten mümkün. Hayat veren harfler silsilesi içinde değilsin kesinlikle. Yani güzel dursun, çiçek böcek açmış bir yazı olsun diye değil! Mesela su içmek istediğinde suyu içiyorsun değil mi? Düşünüyor musun nasıl içeceğini?????

Sadece suyu alıp içiyorsun artık bardak, şişe, çeşme onu bilemem:) İşte daha iyi bir sen için de böyle olmalısın. “ Aaayyyy nasıl olacak ki! “ dediğin hiç bir şey olmaz! Mesela tavla oynarken gerildin mi yenilirsin. Ya da tedirgin araba kullanan kaza yapar. Ya yüzerken bile düşün metrelerce suyun üstündesin, bir kıpırdarsın, kendini sağlama almak debelenmesi yaşarsın anlık bile olsa:)

İşte yeni bir sen için sadece bunu istediğini bil yeter. Susamak gibi yani. Yeni seni iste. Aşk acın, parasızlığın, yalnızlığın, maddi manevi kayıpların… Her ne ise bunlar hayatın getirdikleri. Ama hayat sadece kötü şeyler getirmiyor. İyilere odaklan ve sana geleceğine inan. Elinden gelenin en iyisini yap ve her ne olursa olsun gülümse. Gülümsedikçe o sebepler zaten kendiliğinden oluşacaklar.

Günaydın:) Bu sabah başka olsun. Her zamandan farklı, şükürlü ve inançlı olsun. Cırcır böcekleri vardır hani. Onları duymak bile aşk verir insana eğer hayata katılmak istiyorsa. Bilir çünkü hayat her seste ve her dokunuşta var. Hacı yatmaz derler:) Devir devir sallanır ama düşmez. Neden? Çünkü sivri köşeleri yoktur o komik devrilmeyen objenin. Hayatta daha gülümseyen sabahlar için, o köşeleri törpülemek gerek. Çünkü hayat denen şey otomatik pilota bağlanacak kadar ya da mutsuz uyanacak kadar değersiz değil.

Günaydın… Hakkaten, ben baktım:)👍🏻

Şununla etiketlendi: