Bugün de Hava Pek Bir…….

Rüyamda Annemi gördüm… Canım Annemi… İyi ki rüyalarımız var. Hayırlar olsun inşallah… Seni çok özlemişim…….

İnsan için aynı dili konuşabildiği ruhlar öyle önemli ki… Bu kavram hayatında var mi bilmiyorum? Aynı dili konuşmak. Hepimiz aynı dili konuşuyoruz aynı ülkede. Ne kadar anlaşıyoruz? Aynı dünyada en geçerli dil İngilizce. Peki dünya anlaşabiliyor mu bu dille? Anlaşıyor evet:) O kadar antlaşma boşa imzalanmadı ya (!) Aynı anne ve babadan doğduğun kardeşlerinle aynı dili konuşarak kesinlikle anlaştığına inanıyor musun?

Biz Annemle sadece gözlerimizle konuşabiliyorduk mesela. Susarken ya da kilometrelerce uzaktayken dahi aynı şeyleri hissedebiliyorduk. -Ve şu an! Farklı boyutlardayız ama Annemleyim… Buna eminim….. – Bu işte aynı dili konuşmak demekti. Aynı dili konuştuğun kişiye asla neyi neden yaptığını uzun uzun anlatmazsın. Bir şey yapmışsındır ve bunu diğer taraf bilir. Neyi neden yaptığını senin anlattığından bile çok daha iyi bilir.

Mesela aynı dilde konuşamadığın biri seni durduk yere yanlış anlar. Sen anlatsan da karşındaki seni sanki tam tersi istikamette anlamayı daha da bir ısrarlı hale getirir. Aynı dili konuştuğun kişi ise ona bariz bir hata yapmış olduğun halde sana sadece gülümseyebilir… – Hayatında sana böyle gülümseyen biri varsa onu asla kaybetme!-

Frekansların aynı olmasıdır bu. Aynı enerji düzeyinde iletişim. Hayat böyle olabildiklerimizle, gerçek bir cennettir. Kaos yoktur. Ne dedim? Ne dedi? Ben dedim de acaba o ne anladı? Acaba şimdi yanlış mi yaptım? Bu sorular ömrü törpüler!!!

Öyle özlemişim ki güzel dilini canım Annemin…. Sadece bize özel lisanımızla konuşabildiğimiz kıymetlimi… Öyle bir sahne vardı rüyamda hatta.. Bugün hava da pek bir… diye gitti cümlemiz ve sarıldık özlemle… İnsan aynı dili konuştuğu insanını kaybettiğinde, harflerini de kaybetmiş oluyor… Anlamları ve yüreğinden gülüşlerini……..

Aşk… Aşkta aynı dili konuşmak mümkün mü? Elbette mümkün. Zaten aşk, aynı dilin büyüsüdür. Klişeler vardır ya hani. “ Bak aynı anda yazdık mesajı!” “ Benim de en sevdiğim şarkıdır buuuu!” “İşte benim en sevdiğim film replikleri ve yaniii sen de mi aynılarını seviyorsuuuunnnn!”:) Ah:) Aşkın bu tatlı kıvamı işte o frekans aralığıdır:) Aynı frekans aralığında titreşmeye devam ediştir aşkı aşk yapan. İşte bundan boşananlar derler, “ Nerede o aşık olduğum kadın-adam?! “ diye:) Ya alt ya da üst frekansında kalmış canımmmm:) Attt taaa gitmiş enerjiksek boyutta:)

Annemle aramızdaki mucize, yıllar içinde frekanslarımızın hiç değişmemesi. Değişmemesiydi demiyorum. Dili geçmiş zaman kullanmıyorum. Çünkü O’nu tüm ruhumda hissedip yaşıyorum. Ölüm, yokluktur. Ben Annemi ömrümde var ederek O’nu yaşatıyorum… Annem şu anda burada bu yazıda da var mesela:)

Çocuklar ebeveynleriyle belli yaşlarda çok titreşip sonra uzaklaşıyorlar. Uzaklaşmak evet gerekiyor. Eğitim, kariyer, evlenip yeni bir hayat kurma gibi sebeplerle uzaklaşmak kaçınılmaz bir akış. Ama kopmak? Benim günümüzde gördüğüm uzaklaşmak değil maalesef kopmak..!

Annem hep derdi bizler küçükken. “ Zaten günü gelince arasanız da bulamayacaksınız bu günleri. Kıynetini bilin. “ Evet, o yuva kalmıyor işte yıllar sonra. Kardeşler dağılıyorlar kendi hayatlarına. Herkes bireyselleşiyor ya(!) Oysa zaman aslında çok da kısa.. Ne güzelmiş o kocaman konaklar.. Aile büyükleriyle ve kuzenlerle büyüyen bebişler ne şanslılarmış… Şimdi parayla gülümseyen bakıcıların ve yine parayla robotik eğlencelerin yani etkinliklerin kollarında büyüyor çocuklar.. Hangisi iyi? Dürüst olun!

Biz Annemle hiç ayrılmadık. Ben Hayatımda yapmak istediklerimi yaparken Annemle yeri geldi didiştik de:) – Ne güzeldi… – Ama diyorum ya aynı dili konuşmaktan asla uzaklaşmadık… Bağımlı değil, gerçekten çok bağlı yaşamayı başardık. Kendi ayaklarımın üzerinde durmama engel olmadı annemin gülümseyişi… Tam tersine bana her zaman büyük bir güç verdi. Şimdi de sadece Annem demek bile bana sonsuz bir güç veriyor. Çünkü sevmek ve hissetmek sadece maddeyle ilgili değil…. Aynı dili konuşmak da sadece alfabetik ve fonetik bir şey değil….

Bugün nasıl bir pazar? Hayatında aynı dili konuştuğuna inanan kim ya da kimler var? Sen ona ya da onlara ne kadar bireyselsin?(!) Bu işaret sana. Dinle ve söyle. Dokun ve hisset. Kaybetmeden önce…..

İyi pazarlar…….

Şununla etiketlendi: