Kadın’lar, Erkek’ler Ve İnsan’lar

Cinsiyet. Cinsel kimlik. Dünya üzerinde giderek önem kazanan, cins itibariyle bir tarafın – yazıklar olsun ki! – sürekli kaybettiği MESELE… Hepimizi ilgilendiren derin ve bir o kadar da sığ mevzu…..

Kadın ya da Erkek olmak çok önemli mi? Mesela depremde? Ya da dünyaya meteor çarpmak üzereyken? Pandemi mesela. Önemli mi Kadın ya da Erkek olmak? Can havli esnasında cinsiyet önemseniyor mu? Kadın doktor istemem ya da erkek doktora görünmem diyebilir mi denizde boğulmaktan son anda kurtarılmış kişi???????

Kadın ve Erkek neden sürekli ayrıştırılmak üzere yaşatılıyor – ya da öldürülüyor…. ? Yani hepimiz Kadın ve Erkek kromozomlarından meydana gelmedik mi? Yarı yarıya oluşuyoruz. Neden çocuklar Kadının ya da Erkeğin eseri? Neden insanlar Kadın kadar hassas ya da Erkek kadar güçlü mış miş muş????? İnsan değil mi bizim türümüz?

Dünya üzerinde İnsan diye niteleniyoruz ilk olarak. Bu noktada kalsak? Zor mu? Kadın’ın güçsüzleştirilmesi neden Erkek’in işine geliyor? Bir Erkek güçlü hissetmek için Kadın ezilmeli mi illa? Erkek bu kadar mı güçlü yani? Diğer yarısı oyunda olmadıkça mi hünerlerini gösterebilir?????

Bu yazı asla Kadın öven Erkek yeren bir yazı değil. ASLA!

Bir Kadın olarak değil, her yazımda kendimi “İnsan” hissederek paylaşıyorum harflerimi. Çünkü dünyada birlikte var oluşumuzu düşünmek, beni daha çok güçlü kılıyor. İçimde hem Erkek hem de Kadın var benim, hepimiz gibi. Hem Annem hem Babam var… Ve bu çok anlamlı….

Kadınlar şiddet görüyor… Ölüyorlar… Erkekler de şiddet görüyor… Onlar da ölüyorlar…. Şiddet! Ruhları hastalanmış canlılar bunları yapıyorlar…. Ama daha çok haberlerde Kadın’ları görüyoruz. Neden? Kassal ve bilinçaltı ile ilgili bir sayısal fazlalık denilebilir mi? Mümkün…

Kendini savunmak için önce kendine güvenmen gerekir. Bu yüzden;

ÇOCUKLARI SEVERKEN, ONLARI ASLA İMKANSIZ BIRAKMAMAMIZ GEREKİYOR! YANİ KAÇAMAYACAĞI ŞEKİLDE GIDIKLAMAMAMIZ YA DA DÖVMEYE KALMAMAMIZ YA DA BİR YERE KİLİTLEMEMEMİZ GEREKİYOR! Çocuk kaçamayacağını öğrenmemeli!!!

Kadın…. Kaçamayacağını öğrene öğrene büyüyor… “ Geç vakit çıkamazsın! “ “Evlendin mi anne – baba evine dönemezsin! “ “Boşanırsan DUL derler, peşine düşerler aman idare et! “ “ Maaşına el mi koydu kocan, olur tabi o senin evinin direği! Alsın!” “ Aldatıldıysan ne olmuş, Erkek o! Senden önce de bir sürü şey yaptı boşver!” “ Okuyup da ne yapacaksın? Anne olup çocuğuna bak, kocana sahip çık!”

Daha uuuuhuuuu sürüyle şey içinde kalan Kadın, şiddet görmeyi kabul ederek işkenceyle yaşıyor hayatını… Göze alamıyor ne HAYIR demeyi ne de çekip gitmeyi… Zaten çekip gidemiyor da… Gittiği yerden vuruluyor çünkü….

Erkek hem kassal hem de bilinçaltı olarak daha güçlü. “Çok can yakacak bu çoooook maşallah annesi! “ “Nasıl gidiyor çapkınlık işleri hele anlat anlat. Karından korkmuyorsun valla helal! Süperman’sin(!)” “Aman terket gitsin caz yapıyorsa be. Ne olacak, elinin kiri(!)” “ Sana kız mi yok!” “Altta kalma, çok tepene çıkarma, başladı mi dırdıra patlat bir tane gözünün ortasına! Akıllansın şöyle(!) “” Erkek adam ağlamaz. Bırak ne o duygusallıklar aloooo!”

Erkek de zor bir hayat sürüyor aslında bu saçmalıklar yüzünden. Sürekli böyle yaşatılmak… Sevememek, eğlenememek, yaşayamamak… Ve Kadın için de cehennem demek……

Erkek olmak zorunda olanlar, asla eşleriyle bütünleşmiyorlar… Sokakta öylesine biriyle yaptığı muhabbetleri çocuklarının anneleriyle yapamayan, tatminsiz ve yalnız erkekler…. Oysa tamamlanmak, anı şekilsiz, şablonsuz yaşayabilmek özgürlük… Erkek de bu sistemde özgür değil. Bu nedenle de görüldüğü kadar güçlü değil… İçinde boşluk olan şey ne kadar güçlü olabilir ki…..

Erkek bunalımda, Kadın eziyette…. Ortaya acılar dökülüyor böyle böyle…. Gülüşü solan Kadın’lar… Ömrünün sonuna kadar birini öldürmüşlüğü ile yaşamak zorunda kalan Erkek’ler…. Ölenler ve öldürenler… Nedir bu savaş? Kazananı kim? Çocuklar…. Anne ve Babasız kalan güzel ruhlar…… Anne ve Babalar…. Evlatları ardından bağırları yana yakıla kalanlar…….

Ruh sağlığı önemsenmeli!

Beden sağlığı sanki çok da önemseniyor gibi…. Ne ile besleniyoruz? Herkes aynı şartlarda beslenebiliyor mu? Eğitimde eşitlik var mi? Ah neler neler eğri…. Devenin hörgücü bu cinayetler belki….. Devenin neresi doğru ki…..

İnsanları cinnetten kurtaracak yaşam standartları oluşturulmalı! Eğitim eşitliği yaratılmalı! Kadın ve Erkek bir arada KORKUSUZCA yaşayabilmeli diye gerekli KANUNLAR oluşturulup UYGULANMALI!

Sanata hakettiğinden de çok önem verilmeli! – Haketmek de ne demekte???! -Çünkü sanat insan ruhunun şifasıdır. Sanat bireyin acılarını zenginliğe dönüştürebileceği sihirli bir değnektir. Yetersizliklere devadır. Kendini ifade etmek isteyenler için en güzel sahnedir. Yalnız hissetmeye engeldir. En mutlu birlikteliktir sanatsal etkinlikler.

Bunlar bunlar bunlar olmalı…. İnsan’lar yaşamalı…. Kadın ve Erkek bir olmalı…. Bu haberler bitmeli…. Herkes kendi bahçesini gerçekten temiz tutmalı! Kişi kendinden bilmeli işi! Anneler! İnsan yetiştirin! Babalar! İnsan yetiştirin! İnsan olmayı unutmadan kimliklerimizi yaşayalım. Çünkü yaşayalım………

Şununla etiketlendi: