Çanlar Hepimiz İçin Çalıyor!

Günaydınnnnn! Rüzgar çanım çın çın sesler çıkarıyor! Dün paketinden kurtuldu kendileri ve balkonda havalanmaya bırakıldı:) Covit şakası sayesinde hep böyle eğlenceli süreçlerden geçiyor eve giriş öncesi herşey(!) Ama ne güzel çınlıyor rüzgar:) Komşular diyorlardır acaba nereden geliyor bu ses:) Dilerim bu harika rüzgar çanı onların da negatif enerjilerini dağıtmaya fayda etmiştir:) Dilerim çanlar cinlerini başlarına getirmemiştir:)

Çanlar kimin için çalıyor?!

Benim için elbette! – Senin için de:) – Bir baktım pencereden bu sabah. İstanbul kışlıyor gitgide! Eyvah! dedim hemen. Gümüşi tonlara bürünecek manzaralar. O zaman ne yapmalı? Ham kakao siparişi verilmeli!:) Mutluluk hormonları için kilo almaya hiç gerek yok. Ben yaklaşık 4-5 aydır ham kakao alıyorum ve de onu balla karıştırıp çikolata yapıyorum arada:) Geri kalan her şeye de karıştırıyorum neredeyse:) Çok lezzetli ve zararsız bir mutluluk! Denemelisin!

Kendimi mutlu edecek şeyler bulmacası oynuyorum. Sen bulmaca çözer misin? Kendini mutlu etme bulmacası? Ne kadar önemli.. Rüzgar çanı aldım geçen hafta. Bir yerde okudum, kapı kiriş ya da iki kapı arasına asarsan, enerjiyi dengeliyormuş. Negatif enerjiyi dışarı def ediyormuş.

Bazılarımız bu ve benzeri inançları alır hemen çöpe atar? Neden??? Sana iyi geleceği söylenen şeyleri neden düşünesin ki? Neden doğruluğunu yargılıyorsun? Amaç iyi hissetmek değil mi? İnan güzel şeylere! O rüzgar çanına inan. Mis gibi çın çın sesler çıkarsın. Sana hayatı hatırlatsın. Rüzgar esiyor ve hayat devam ediyor..

Kafamız içinde sürekli konuşuruz. Bilimsel olarak da bu böyle yani normaliz:) Deliye dönmedik inşallah – henüz-(!) İşte böylecik tatlıcık uyaranlar olursa çevremizde, siyahlı düşüncelerimiz dağılır. Dışarıdan veriyoruz rüzgar çanlarını, içeriden de basıyoruz ham kakaoları! Oh! Mis oluyoruz!

Olmalıyız! Olacağız! İstiyoruz..!

Bu hayat bana ait. Senin için de sana! Yine kararıyor gibi günler? Covit serüveni yine başlıyor. Ben zaten çok da normalleşmemiştim bu yaz. O yüzden dengemde gidiyorum.. Ama işte önlemlerimi de alıyorum yaşam enerjisi anlamında…

Herkes böyle zamanlarda sadece klasik önlemler alıyor. Peki ya yaşam enerjin????? Bunca şey birikiyor ruhta. Ne yapıyorsun ruhun için? Bedenin hasta olmasın diye debeleniyorsun. Peki ya ruhun???? Cildin kırışmasın diye kremler var. Ya ruhundaki eskime ne alemde????? Nasıl genç ve diri kalır ruhun??? Önemsiyor musun..?

Bu sabah pencereden bakınca ve haberlerden de haberdar olunca, dediğim gibi ham kakao stoğumu sağlamlaştırma kararı aldım:) Rüzgar çanım çok mutluluk verici. Hüzünlü şeylerde hüngür hüngür ağlıyorum. Mutlu şeylerde de kahkahalarım karın kaslarımı çalıştıracak şiddette atılıyor tarafımdan.

Bulaştırmak istiyorum mutluluğu kendime ve evrene… Hüznü yok saymadan… Dengede kalmaya çaba ile…

Ama sen inançla kalırsan ayakta, seni topraktan ne varsa yıkılmadan yaşatmayı başarırsın. Ve içinde bu gücün varken de sen her zaman şanslı olursun. Mucize bu detayda saklı. Senin yapabilirliğinde!

Ruhunu önemsemelisin. Sana ne iyi geliyor? Sana iyi gelenler olmayabilir. Ya da seni kötü hissettiren gerçekler çözümsüz olabilirler – şimdilik -. Bazı gerçekler düşünce gücüyle ya da rüzgar çanıyla hemen toparlanmaz, biliyorum. Evinin kirası ödenecekse, o parayı sırıtarak bulamazsın. Evren sana “ Al bu senin kiran. Çok sırıtıyorsun, aferim. “ demez!

Hasta olabilirsin. İyi hissederek iyi olacağın kesin. Tüm bilimler doğruladı bu gerçeği. Burada sonsuz işine yarayacak işte kendini mutlu edecek şeyleri bulma oyunu.

Hayatta herşey para değil!

Kendini mutlu edemeyenler sığınır maddeye. Zanneder ki parası daha çok olsa her şey başkalaşır. Asla böyle değil. Tamam olsun para. Çooook çok olsun. Ama eğer senin içinde ham kakao alacak kadar istek yoksa, o para ile de mutluluk yakalanmaz, bilesin.

Bedava nimetlerdir ruha huzur verenler. Gündür. Bir çiçektir. Harflerindir. Rüzgardır. Ellerindir. Anılarındır. Hayattır hepsinin toplamı… Hayatı içinde hissettiğin kadar hayattasındır. Ve hayattaysan başarırsın!

Pencerenden bak. Evindesin ya da ofistesin. Belki de hastanede bir yataktasın? Bak! Lütfen. Ve şansını yakala! Evet bu senin şansın! Nerede mi? Hayatta! Hayat varsa, şans hep orada! Sende!

Gülümse bugün. Her ne varsa! İnadına! Aldatıldın mı? Kahkaha at hiç durmadan! Ez o sinir bozucu duyguyu içinde! Fakir misin? Özgürsün! İnan:) Dalkavukların yok! Hayatında daha az yalan var buna tüm hücrelerinle inan! Gül, çok daha fazla gül! O para sana gelecek! Hak et onu! İste ve çabala! Korkma… Olacak çünkü. Şans var, sen varsın, hayat var!

Hastasın, ağrıların bitmiyor! Yatmaktan ve korkmaktan bıktın! Yeter! Haklısın! Gül! Gül! O hemşireler somurtuk kalsın senin yanında! Elinde küreklerin! Hadi! Çek kürekleri yaşamaya! Beynini sen yönetiyorsun! Sen ne istersen yaparsın! Hükmet kendine! Gülerek! Dua ile! İnanç ile! Bugün çok iyi hissedeceksin ve her gün! Bak pencereden! Sen varsın ve hayat var! Şans dolusun! Güleceğin günler başlıyor! İyisin! Şifa her zerrende çooook çok çok çok çok!

Bugün güzel bir gün olsun! Kararmadan. Hava zaten kafasına göre ve her şey. Hayat denen sınav yerinde zengin içerikler söz konusu:) Gül! İyi hisset! Ham kakaoya bulan:) Rüzgar çanı al ya da yap! Sev her şeyi.. Affet olanı olmayanı. Covit için de boşver işte. Kim yapmış kim yaymış. Sen sadece elinden gelenle ilgilen. Bu hep iyi hissettirir.

Bütün püf – noktası:) – iyi hissetmekte. Hani keşke o iyi hissettirecek Anne, Baba, kardeş, eş, sevgili, dost, evlat, iş, para, gençlik, fitlik, sağlık… Keşke bunların hepsi bir arada olabilse ya da bazıları… Ama herkeste olmayabilir bunlar. Belki hiç biri yoktur dahi? Olamaz mi? Olabilir. Ama hayat! Yaşanacak!

Gülümse…! Önce kendine. Sev ve iyi başla güne. Dün dünde. Yarından kimsenin haberi yok. An şu an! Hadi o zaman! Baştan başlasın güzelliklerle yeni gün, yeni hayat! Tüm güzellikleri, senin için ve tüm evren için diliyorum harflerimle… Şifası hepimize:) Daima çok sevgilerimle….

Şununla etiketlendi: