Yıl Dönümü mü? Dönüm Noktası mi? Masal mı?

Sevmeye devam, bana daha çok gün lazım… Kayahan ne güzel bir sestir. Her şarkısını sevdiğin kaç şarkıcı vardır? Nadir. Benim için en azından durum böyle. Sultanım şarkısı vardır rahmetli Kayahan’ın. Dünden beri onu söylüyorum. Çok sevdiğim iki dostumun dün evlilik yıldönümüydü. Ben de seslendim uzaktan, covitsiz misafir olarak, yürekten. Şarkılar söyledim onlara, sevgiyle…

Bu şarkıyı da söyleyecektim, unuttum:)) Sabah ilk aklıma gelen şarkı bu oldu ki yazımın sonunda paylaşacağım “ Sultanım” şarkısını Kayahanın. Daima sevgilerimle… “S&A”:)

Yıldönümleri çok anlamlıdır değil mi? Koskoca bir yıl geçmiş. Her şey dahil bir YIL! Yeni bir yılı kutlamak demek aslında biraz da bilançonun gözden geçirilmesidir. Böyledir. Konuşulsun, konuşulmasın bu her zaman böyledir. İnsan sorgular. “ Ben 1 yıl daha büyüdüm. Nasıl geçti bu yılım? Neler yaptım ya da yapmadım? “ doğum günü mumları sönüp, davetliler evlerine döndüklerinde, öylece bir düşünürsün kendi kendine.. “ Büyüdüm ama neler başardım ben böyle büyürken ya da çuvalladım mı yoksa – yine … – ?!”

Yeni bir yıla girerken dünya da bunu yapar. Haberlerde vardır dünyanın başına gelenler. Doğanlar, göçenler, yeni albümler, şampiyon olan takımlar. Ekranlar 1 ay böyle yayınlar da yayınlar.

Evlilik yıldönümleri… Çok anlamlı olmalıdır. İki dünya bir araya gelmiş! Her insan bir dünya, şaka değil! Nasıl dünyalar birbiriyle çarpışmamış??? Çarpışmış mı?! Nedir durum?

Evlilik yıldönümleri gerçekten hakkı verilerek kutlanmalı. “ Ya ne hediyesi, çiçeği, böceği, şiiri, şarkısı, bakması, hediyesi, nedir kardeşim her sene her sene ohooooo”!

Evlenme o zaman! Sen bu kadar emeği ömrünü şekillendirdiğin cana çok görüyorsan ve hatta en çok da kendine bu İNSANCA duruşları layık bulmuyorsan, git uzak boşluğundan kendi kendine dön!

Evlilik yıldönümü genelde kadınlara mal edilir. Kadın mutlu edilsin(!) Özel gün aman unutulmasın. Bir de böyle bakış vardır ki bu da cinnet getirtir! Ya neden Kadın? Neden Erkek? Mevzu iki kişi arasında cereyan ediyor:) İki insan evlenmiş. Koca bir sene geride kalmış. Kim bilir ne badireler atlatılmış? Ne mutlu anlar tadılmış. Erkek de Kadın da hak ediyor kutlamayı, kutlanmayı.

Kutlamak Erkek ve Kadın işidir! İkisi de kutlar. Aaaaay!

Kutlamaları erkeklere hak görmeyen zihniyeti gerçekten kınıyorum! Erkek hissetmez, ağlamaz, sevmez -çok-, kuyruğu tam kaptırmaz, erkek hediye almaz, çiçek almaz, erkek romantik olmaz, krem sürmez cildine, ağır kaldırır beli fıtık olmaz, yağmurda ıslanır ona zatürre yaklaşmaz(!) Ya Erkek sadece bir İNSANdır. Tıpkı Kadın gibi…

Erkek de ev işi yapar, Kadın da gider dışarıda çalışır. İki eli olan herkes her şeyi yapabilir ve ruhu olan her insan HİSSEDEBİLİR!

Evlilik yıldönümü dediğin şey, iki kişinin kutlaması, sahip çıkması gereken bir şeydir. İki kişi attı o imzayı. Mutsuzluk mu var? İki kişi düzeltecektir illa. Uzmana gidilecekse gidilecektir. İki kişidir o gemiyi yüzdürecek olan. Biri sürekli koşarken öbürü batarsa çoktan, yazık o onca koşturup batmışa…

Evlilik yıldönümleri bir evlilik için çok değerlidir. İlişkiyi tazeler eğer gerçekten güzel kutlanırsa. Her seneye yeni bir anı eklenir. Hediyeler sadece maddi ağırlıkta ya da umutsuz yoklukta olmamalıdır!

İçten geldiği şahit istemez hediyeler alınmalıdır ya da yapılmalıdır. Manevi değeri çoook büyük hediyeler. Yani evli olduğun insanı ne kadar tanıyor olduğunu anlatan hediyeler. Tam yüreğine dokunabileceğin güzellikte olmalıdır.

Yani paran yok diye kaçma hediye almaktan! Ya da pintiysen git tedavi ol! Öleceksin ve zaten dünyada kalacak bugün kıyamadığın o zavallı paran!

Kendine hayrın olsun istiyorsan, iyi hisset ve iyi hissettir. Artık bakıyor musun, dokunuyor musun? Hisset ve hissettir işte. Bütün beklenti bu. “ Seni seviyorum. İyi ki benimlesin. İyi ki seninleyim. Her anı BİZ bir ömrümüz kutlu olsun”. Mevzu bu…!

Evlilik aşkı öldürür!Neden? Tavlamak için türlü numaralar yapıp, evlenince tv karşısında uyuklarsan elbette o evlilik aşkı katleder!

Evlilik aşkı öldürmez. Tam aksine evlilik aşkı çok daha kalıcı, yüce duygulara taşır. Sevgi gibi, bağlılık gibi, güven gibi. Herkeste bulamadıklarındır evliliğinde sahip oldukların. Ama bu duygulara havadan, sadece bir imza ile sahip olunmuyor işte.. Emek vereceksin…!

Koca bir yıl içinde onu anlayacaksın. Kendini anlatacaksın. Birlikte yaşayacaksınız hüznü sevinci. Mutlu kutlamalar yapacaksınız sen de o da. Biriktireceksiniz bir yıl. Neler biriktirdiğinize dikkat edeceksiniz. Öfke mi? İhanet mi? Yalan mi? Nefret mi? Yoksa sevgi mi? Saygı mi? Güven mi? Değer mi? Bunlar o kadar önemli ki..

Ona hiç nedeni yokken bir hediye aldın mı geçen yıl? Yanağına durup dururken kaç defa öpücük kondurdun? Ağlarken tüm varlığınla ona melhem olabildin mi? En stresli halinde ona huzur verebildin mi bir bardak çayla ya da dizlerinle… Hatalarını düzelttin mi, incitmeden, suçlamadan..? Onun bir hayalini gerçekleştirdin mi? Bu yıl nasıl geçti? Ne verdin? Ne aldın?

Alış veriş seni ona onu sana taşır. Manevi alıp verişler. Tıpkı kumsal gibi. Deniz ve kumlar birbirleriyle akarlar ve şiir olurlar… Nasıl da güzeldir o dalgaların gelişi kumların hareketleri.. Böyle zorlamadan, böyle doğal karıştınız mi birbirinize..? Alıp vermek bu. Önem vermek, değer vermek ve almak, kumsal gibi, kusursuz ve huzurlu…

İki dünyayı güzelliklerle bir araya getirebilenlere ne mutlu… Evlilik Yıldönümleriniz Kutlu Olsun Canlar..!

Dilerim iki dünya hep bir araya gelsin ve bu dünyalar sonsuza dek hiç üzülmesin.. Biri diğerini işgal etmesin… Biri diğerini yok etmesin… İki dünya hep iki dünya kalabilsin ama birlikte aynı yöne dönebilsin…Biri diğerinin dünyası olabilsin.. Dünyaları birbirlerine verebilsinler dünyalar… İki dünya birbirini dünyalarca sevebilsin…

Masal da hep böyle devam etsin…..

Şununla etiketlendi: