Geceden Kalma Harfler:)

Klasik geç yatışlarım devam ediyor. Sabahın 02:11’i ve sanki öğle kahvesi içsem yeri. İnsan neden uyumaz? Herkesin bildiği sebeplerle dolu dünyada, aynı sebepler ve fazlasıyla dolu dünyamda, evet güneş hiç batmıyor neredeyse(!)

Yazdım bir şeyler. Okudum. Ama izlemedim. Film harici bir kaç belgesel var arada açtığım. Başkaca ilişkimiz yok tv denen cihaz ile. Bazıları vardır. Uyanır açar. İşe gidene kadar o tv şey kendi kendine çalar. Akşam işten gelinir ve tv başlar çalışma hayatına. Nedir bu tv aşkı anlamam? Sessizliği mi kırıyor? En mantıklı açıklama sanırım ama işte sessizliği çok daha keyifli şeyler de kırabilir. Aç bir arkadaşınla konuş telefonda. Ailenden birini ara. Çık dışarı! Şimdi biraz zor gerçi artık… Eskidendi öyle esti kafana, at kendini sokaklara…..

10 km yürürdüm ben. Hemen hemen her gün! Sabahları yürümek benim için uyanmak demekti. Hani duş almadan ya da kahvesini içmeden uyanmayalar vardır. O misal:) Yaz kış hiç dert değil. Karda çoook yürümüşlüğüm vardır. Kulaklarımda Nilüfer’in sesi(!)- Karda zordur yürümeeekkkkk:))) –

Yağmurda yürümekse en sevdiğim yürümeklerdendir. Ama çok soğuk olmayacak mevsim. Yani bu aşk beni neylerse artık boşvermişliğinde olmayacak:) Severim baharlarda yürümeyi. Deli yağmurda hem de. Yanında da enfes şarkısı Gripinin “Durma Yağmur” ne güzel şarkıdır!!!! Yürürken kulaklıksızlık mümkün değil! Yağmurda dahi… Manzaralar sulanırken, ruhum arınırken ruhumdan, çalacak o bana işaret olacak şarkılar…

Şarkılar işaretler demektir evet. Ben çok yaparım:) Çok da anlamlı örtüşmeler olur:) Yağmur, adımlarım ve işaretler…. Ama bu işaretler için bile işaret almaya hazır olmak gerekiyor. Yani işareti boşvermeyecek bir psikoloji ihtiva etmeli insan. Yoksa olmuyor:) Örtüşme falan:)))) Çordap diye bir kelime var. Boşnakça. Kör bakar demektir. Yani bakar kör. Yani bakar ama görmez(!)

Dışarı çıkış yok öyle gereksizinden şimdilerde… Lazım kadar çık, sonra hemen içeri kaç(!) İçimize kaçtık hepimiz.. İşimizin ferahlığına göre artık metrekarelerimiz… Saat 02:23 oldu:) Uykum yok. Ama yattım. Kendimi kapattım yani:) Az sonra bayılacağım. 1 haftadır böyle ve sanırım çoğu kişi de böyle. Yıldızlara aşırı takıldık belki ama galiba astroloji doğruları, yalnızca doğruları söylüyor. Birşeyler gerilip, bir şeyler oluyor!

Güneşte patlamalar hat safhada belli bir süredir. Bu da manyetik tetiklemeler yapıyor, özellikle bu hafta biraz yoğun falanmış. Ne oluyor tabi? Ben ve hepimiz uyumuyoruz! Peki sabah ne oluyor? Erken kalkıyorum:) Gün doğdu mu, bana doğar çünü:) Sistemin gün ışığıyla çalışıyor:))) Anında aydınlanır ve de yatakta doğrulurum:) Yatak odamda black out stor dahi var ama nafile… Bazan ben de özeniyorum geç kalmalara ama yooook:) Mandra Filozofu’nun diğer cinsiyim kısacası:))))

Yukarıda yazdıklarım, geceden kalma:) Evet, bayılmışım uykuya. Düşler bahçelerinden geçtim de geldim sabahımıza. Aslında yine erken uyandım ama harflerime şimdi dokunabildim. Ne güzel böyle sabahlanmak! Çok güzel bir hayat kıvamı tüm ruhumda. Rüzgar çanım masallardan öte güzelliğiyle bir pazarın gelmiş olduğunu fısıldıyor. Ve ben işaretlerin hepsine gülümsüyorum…

Günaydın:)