Matruşka Evler Yaratacağız! İçimiz İçimize Sığacak:)

Yeni bir gün, yeni bir hafta ve yeni bir döneme merhaba! Bugün okullar açıldı. Hepimize hayırlı uğurlu olsun. Dramatik bakışlar var bu online eğitime. Memnunlar ve anti memnunlar dolusu dünya:) Her şeyde olduğu gibi farklı fikirler var, çünkü başka başka yaşamlarla dolu her sokak, her cadde. Karmaşaya gerek yok. Ölüm kalım meselesi, gerisini teferruata bırakır diyoruz ve konuyu hooop diye kapatıyoruz! Bunaldık mavi gezegenliler olarak pandemi ve naneleri mevzularına somurtmaktan!

Şimdi evde eğitimde neler yapılabilir? Bu konu önemli! Çocuklar hangi sınıfta olurlarsa olsunlar, ekrana baka otura günler geçirecekler koca bir kış. Bu kış nasıl geçmeli? Buna odaklanmak gerekiyor şimdi. Evde eğitimde öğrenciyi motive etme yollarını keşfe çıkmamız çok şart.

Oğlum ilkokul 2. sınıfa geçti. Şu an online derste:) Ben salonu sınıf olarak dizayn ettim. Gün içinde derslerine girecek, yemek için mutfağa gidecek, eğlenmek için başka odada olacak. Yatak odasında sadece uyuyacak. Her aktivitenin başka adresi olacak şekilde düzenledim evi. Hatta yemek masasını pinpon masasına dönüştürdüm:) Portatif pinpon filesi seti aldım:) Böylelikle oğlumun kilo almasını da engellemiş olacağım, hayatına eğlenceli bir hareketlilik katarak.

Neler yapardık eskiden? Sinema, tiyatro, müze, doğum günleri partileri, hafta sonu tatilleri, çeşitli mekanlarda bir şeyler yemek içmek, doğa yürüyüşleri… Hayata dair ve evladın yaşına uygun şeyler yapardık pandemi öncesi. Şimdi ne olacak peki?! Sadece yemek yenecek, ders dinlenecek, ödevler yapılacak. Dışarı çıkmak yok. Koca kış evde!!!

Hem kendimiz hem de çocuklarımız için hepimizin kendi evlerimizde kendi dünyamızı kurmamız son derece önemli! Yaşamak için yeni bir sistem kurmamız, dışarıya çıkmadan da tüm yaşamsal ihtiyaçlarımızı gideriyor olabilmemiz gerekiyor. Peki bu nasıl yapılacak?

Filmler en kolayı. Haftanın bir gününü sinema günü yapabilirsiniz. Sinema izlerken mısırlar patlatılabilir. O gün ayrıca feast food menüler de hazırlayabilirsiniz. Pizzalar, hamburgerler, soğan halkaları ile eviniz müthiş neşelenebilir!

Tiyatro gecesi haftanın bir gününü değerlendirmek için mükemmel bir fikir. Online tiyatrolar bunun için çok başarılı. Tiyatroya gider gibi giyinip, bu şekilde vakit geçirmek harika olacaktır. Öncesinde mükellef bir yemek, özenli hazırlanmış, sanki restaurantta bir ziyafet gibi, farklı bir akşam yemeği! Hoş bir müzik fonda. Aydınlatmalar çeşitlendirilebilir. Evden başka bir yere benzesin yemek yiyeceğiniz yer, yeterli:) Hayal gücü burada devreye giriyor! Haydi sahneye hayal gücü!:)

Evde spor alanları oluşturmak da çok önemli. Yukarıda da dediğim gibi biz oğlumla pinpon oynayacağız her gün dersten sonra:) Üstelik YouTube videolarından eğitim alarak, ciddi ciddi öğrenerek:) Evde tranbolin ve barfiksimiz de var:) Arada öyle zıplayıp, tırmanmalarımız da olacak:) Antre futbolumuz da atlanmaması gereken spor aktivitelerimizden:) Hepsini ve daha çeşitlilerini sizler de yapabilirsiniz. Ve yapmalısınız!

Doğum günleri nasıl olacak? Ben oğlumun sınıfına dün bir teklif sundum. Her öğrenci için sınıf para toplayıp bir hediye alacak eğer kabul edilir ise. Bu görevde 2 veli olacak. Sınıf öğrencilerinin doğum günleri aileler tarafından paylaşılacak ve bu günleri görevli 2 veli takip edip, hediyeyi organize edecek. Böylelikle her öğrenciye sınıfından bir doğum günü armağanı gelmiş olacak. Doğum günü olan çocuğun evinde de parti hazırlıkları yapılacak. Anlaşılan saatte doğum günü çocuğu, görüntülü görüşme platformlarından biriyle arkadaşlarıyla eğlenebilecek. özel günler de böylelikle güme gitmeyecek!

Online olarak gezilebilen müzeler var. Hafta sonları için bu da arada yapılması gereken etkinlikler arasına girmeli derim. Yani çocuğun önüne bir bilgisayar koymak, yanında da kek bulundurmakla bu kış gerçekten geçmez! Hem kendimiz için hem de yavrular için hayatlarımıza renkler katmalıyız. Gün yüzü görmeyen çiçekler solar. Gün güzü sadece güneş demek değildir. Yaşamı hissetmektir gün yüzünü görmek. Bu gerekçeyle yaşamı kapalı alanlarda nasıl hissedip hissettirebileceğimizin yollarını mutlaka bulmalıyız.

Bugünkü yazım, eğitim hayatlarına evlerinde devam etmek durumunda kalan yavrulara destek amacı içeriyor. Aynı zamanda kendimize de motivasyon sağlayacak aktiviteler gerektiğini unutmayarak, elimizden neler geliyor? Bunlara bir bakmamız için harflerim bugün.

Çocuklar, hamurlarımız. Nasıl yoğurursak öyle şekillenecekler. Onların nasıl olmalarını istiyoruz? Nasıl bir Anne, Baba, komşu, evlat, dost, eş, patron, işçi olsunlar??? Hepsi bizlere bağlı! Bırak çocuğu öyle kendi kendine öğrensin, oynasın, sanal alemlere bulanıp bunalsın. Sonra da geçip karşısına de “Robot gibisin. Sesin çıkmıyor! Neden biz konuşamıyoruz?” Evet robot gibi! Çünkü sürekli çevrimiçi yaşattın onu ve hiç konuşmadınız! Konuşamıyorsunuz çünkü evet evlat konuşmayı bilmiyor! O kadar susmuş ki sen çalışırken evde ya da dışarıda…. Ya da sen kendini önemsersen, evladı unutmuşken… Susmuş…

Bir evin yuva olabilmesi için o eve ve içindekilere yürekli emekler vermek gerekir. Orada kaç kişi olduğunuz önemli değil. Çok ya da az olun! Yeter ki aile olun! Önemli olan hayatın getirdiği her şeyin iyi bir tarafını görebilmek. Önemli olan hayatın verdikleriyle muhteşem şeyler yapabilmek. Bu dönem dış dünya tehlikeli. O zaman içte güzel dünyalar inşa edebilmek önemli olan.

Bu günlerin telafisi yok! Geçen zaman geçiyor çünkü. Nasıl geçtiği, nasıl izler bıraktığı, ilerleyen günlerde anlaşılabiliyor. Ve işte orası, dönülmez akşamın ufku! Bu yüzden geçen zamanı sadece harcamak değil yaşamak gerek! Yaşamak, anın gereklerini en özenli haliyle yaşayabilmek. Evde yeni partiler uydurmak belki? Belki bir dürbün alıp kuşları izlemek? Belki videolar çekip haftanın en ilgi çekenleri diye onları güle oynaya izlemek:) Bilemiyorum? Hayatlarımızda eksik hissettiklerimizi, güzel yenilerle doldurmamız gerekli…

Hepimize harika bir eğitim dönemi diliyorum. Öğrenmek önemli. Ama neyi öğrendiğimiz hepsinden daha çok önemli. Mutsuzluğu öğrenmemek için çabamız çok önemli. Evlatları yoğuranlar bizleriz. Her şartta umutlu olmak, dolu dolu yaşamak, imkansızların olmadığı, aslında sadece yön değiştirip başkalaşmakla, yeni imkanlar yaratılabileceğini öğretmeliyiz onlara. Eğer bizler de bilmiyorsak, öğrenmeliyiz bunları onlarla…

Yarın çok yakın. Sonraya bıraktığımız dağlarımız hep içimizde. Yarın geliyor ve o dağlar ulaşılamaz oluyorlar iyice… Zaten sonraya bırakılan her şey, soğumuş bir yemek gibi bir süre sonra tadını kaybediyor… Yani sen o şeyi yapana kadar, içindeki hevesin kaçıyor… Yarına bırakmak zorunda olduğumuz şeyler elbette var. Örneğin seyahatler. Dostlarla kocaman sofralarda buluşmalar gibi… Ama evlat, yarına bırakılacak bir şey değil. Onlar için yapılması gerekenler, yarınlara ertelenemez! Eğer bir robotla konuşamamak istemiyorsak tabi…

Tekrar harika bir gün, hafta ve eğitim dönemi diliyorum hepimize!

Daima, sevgilerimle……

Şununla etiketlendi: