Hadi! Toplar Dönsün! Nöronlar Doğru Bağlansın! Hayat Güzel! Şans Bizimle! Yaşayalımmmm!

Moraller ne durumda? Haberleri kapa artık. Eşi dostu da sustur bir zahmet. Dünya belli bir halde. Zaten virüsten korunma bilgilerimizi bol bol edindik. Aşıya bir kaç yıl var. Ne heveslen ne de duygusal taraftan çök. Kabul et. Bu dönem, böyle bir dönem. Elden gelen her ne varsa yapılacak… Durum bu… Tartışacak bir durum yok. Sen kendini ve sevdiklerini, üst düzey korumaya çabala, yeter. Gerisi bildiğin lafın salatası. Üstelik baydı!!! Hiç de lezzetli değil….

İyi düşün, iyi şeyler olsun!

“Tam da iyi düşünecek zaman!” dedin. Duydum. Valla ben Tibet’ten yazmıyorum. Dalaylama falan değilim. Toplu seans, çıkışta “Ücretler lütfen!” durumu yok. İnsanım ve düşünceliyim. Tamam, kişisel geliştim eğitimlerimi aldım almaya da devam ediyorum ama bu yazı gerçekten tamamen iyilik, güzellik.. Karşılığı sadece sevgi.

Bildiğin, bir kaos söz konusu.

Seçme şansın yok! İyi düşüneceksin. Bu kadar. Çünkü kötü düşünmek, andaki varlığına eziyet. Ne kadar yaşayacaksın? Haberin yok? Hiç bir zaman da yoktu. Salgınlar, doğal afetler ve yakından birinin ölümü akla getiriyor vade denen şeyi. Kimin ne kadar vadesi var zaten Bilinmiyor ki? Ne güzel şeyler yazıyorum di mi sabah sabah:) Ama durum bu. Yani her anımız artık daha da kıymetli. Zamana boşuna zehir katma anlayacağın. İyi düşün, iyişeyleri çağır hayatına. Güçlen. Bağışıklığın en birinci şartı, iyi bir ruh hali. Ruh halin iyi ise çakraların da çok dengeli dönüyor. Bu da yaşam enerjinin bedeninde olmasına izin veriyor. Enerjin var, her şey var! Korkma!

Yıllardır herkes der durur. “Pozitif ol! Stres yapma!”

Eskiler de diyorlar ya “Duvarı nem, insanı gam yıkar.” Ne demişlerse, hep doğru demişler güzel eskilerimiz, eskimeyenlerimiz… Peki ne demek pozitif ol, stres kötü falan? İyi düşündün mü sihir mi oluyor? Stres yapınca ne oluyor ki? Şimdi burada hücrede neler oluyor anlatmayacağım. Kan basıncı ve hormonlar, salgı bezleri nasıl çıldırıyor anlatıp konuları çooook can sıkıcı ve karmaşık hale getirmeyeceğim.

7 tane top düşün şimdi!

Kendini yatır bir yere. Üstünde 7 tane top var gibi düşün. Hepsi sağa doğru dönüyorlar eğer sağlıklıysan. Hepsi aynı hızda ve ahenk içinde dönüyor. Bu noktalar, çakralar. Tıpta da bu noktalarda salgı bezleri var zaten. Stres yaptın mı bu topların dönüşleri karışıyor. Yavaşlıyor falan. Bunların yaydıkları renkler var gibi düşün. Her birinin kendine özel renkleri var. Bu renkler çok güçlü ışıldadı mı düşün ki seni bir kalkan sarıyor. Tıpkı dünyanın atmosferi gibi. O zaman dışarıdan gelen negatif ya da pozitif seni çalkalamıyor. Pozitifi alıyorsun ama negatif kalıyor kalıyor. Toplar ahenkli dönüyorsa zaten sana negatif de uğramıyor. Gelen çoğunlukla pozitif. Yani ömrüne ömür katıcıların bol:)

Bu hale işte frekansın yüksek olma hali deniyor. Yaniiii yaşam enerjisinin yüksek olması anlamına geliyor bu.

Bu toplar sağlıklı dönünce, evrensel yaşam enerjisi doluyoruz. Tıpkı şarj oluyoruz yani. Şarj gibi düşün. Amaaaa eğer denge bozuksa, bu sefer toplar güzel dönemiyor ve rengi ışıldatamıyor. Bu da kalkanı zayıflatıyor. Bir süre sonra da kalkan falan kalmıyor ortada. Olumsuz enerjiler başlıyor bünyeye girmeye. Bu gidişatta topların dönüşleri daha da kötüye gidiyor. Aura denen şey iyice bozuluyor yani kalkan. Hangi taraftan daha zayıfsa, oradaki organda başlıyor bozulmalar. Hastalıklar aslında böyle oluşuyor….. Bioenerji böyle anlatıyor durumu. Son derece doğru anlatıyor. Bu yüzden de olumsuz duyguları hayatımızdan uzak tutmamız gerekiyor. Yani o topların düzgün dönmesi, o salgı bezlerinin sağlıklı işlevlerine devam etmeleri gerekiyor.

NLP duydun mu hiç?

NLP’ye göre de bizi görünür hale getiren nöronların birbiri ile bağlanmaları ya da ayrılmaları, bizim duygu durumumuza bağlı. Bizi strese sokan duygularla bağladığımız nöronlar, bizi hasta ediyor. İyileşmek işin de o bağlanmış nöronları yıkmak gerekiyor. Çok etkili teknikler var. O an daha değişmeni sağlayan mucize teknikler biliyorum. Hepsini paylaşırım ama şimdi en pratiğinden, yaşamak için iyi düşünmeye ihtiyacının olduğunu söylemek istiyorum. Pratik olarak konu bu çünkü. Duygular, yaşam süremiz demek. Her şartta, her koşulda bu böyle. Şimdi bu bileğilerle tekrar bir düşünür müsün? İyi düşünmek için tam da vakti mi değil mi???

Benim sana tavsiyem, bu dönemde gerçekten kendini iyi hissetmek için bir şey bulman.

Hatta belki de bu dönem sayesinde, kendini mutlu etme sanatın gelişecek?:) Belki de sen hiç kendini mutlu etmedin? Buna hiç çalışmadın? Ama bak! Hayat klasiklerine devam ediyor dostum:) Çalışmadığın yerden sorular gelmeye devam ediyor:) Seni ne mutlu ediyor? Önce bunu soruyu dürüstçe cevapla. Birileri için değil ama. Olması gerektiği için bir cevap istemiyorum. “Seni, ne mutlu eder???” Soru tam olarak bu. Düşün. Lütfen düşün, bul, harflerimi okumaya öyle devam et.

Hemen parayı sokma devreye!

Bak, para bu aralar sorun olabilir. Paralı şeyler düşünüp daha da karatma kendini. Mutlu olmaya engel işlere girme:) Belki de kirayı ödeyemedin, evde yiyecek yok? Belki çok beter haldesin? Olabilir? Sen sadece seni mutlu edecek bir şey bul. Şarkı mı söylersin? ilk aşkını mı hatırlarsın? Hayaller mi kurarsın? Örgüye mi başlarsın? Benim gibi harflerden saraylar mı yaparsın ruhuna:)? Parasız olacak, bu şart:) Bir de diğer insan ya da insanlara bağlı olmayan bir mutluluk bulman gerekiyor:) Belki yalnızsın? Ya da ait olmadığın bir kalabalıktasın? Kısacası başka birini devreye sokmamak da diğer şart! Kendin mutlu olacaksın!kendin!

Nöronların toparlansın!

Kendini mutlu etmeye başladın. Üstündeki toplar düzgün dönmeye başladı. Nöronların sağlıklı şekilllerde birleşiyorlar artık. Yanlış birleşmiş olanları tespit edip, onarıyorsun da arada. Hayat güzel akıyor. Covit de çuvallıyor, şanssızlıklar da fitne fesat insanlar da! Hiç bir olumsuzluk sana ve sevdiklerine yaklaşmıyor! İNAN! Parasına anlatılanlara inanmıyor olabilirsin. Ama bak ben yüreğimden yazıyorum. Ve biliyorum bana inanıyorsun. Çünkü bunu hissediyorum harflerime dokunurken. Biliyorum ki güzel bakışların, daha iyi hissetmeni sağlayan iyi niyetli harflerime gülümsüyor. Ve biliyorum biz asla boluna karşılaşmadık. Her canlı ihtiyacı olan doğrudur. Yaşam böyle akıyor. Ve ben biliyorum biz çok güçlüyüz, şanslıyız, iyiyiz.

Seni çok seviyorum!

Hadi bakalım, haftamızın son gününden sarmasarışık harflerim, dua olsun, sevgi olsun, büyü olsun, tılsım olsun, kalkan olsun, pasta, börek, cips olsun!:) Hepimize güzel bir güüüün ve muhteşem bir haftasonu olsun! Çoooook iyi hisset! Çooook iyi düşün veeeeee kendini mutlu et! Yaşaaasııınnnnnnn! Yaşayalımmmmm! Oh be:)

Şiir Pazar’da görüşmek üzere:) Bu arada şiirin sonundaki ses kaydını dinlemeyi ihmal etme:)

Hadi! Toplar Dönsün! Nöronlar Doğru Bağlansın! Hayat Güzel! Şans Bizimle! Yaşayalımmmm!’ için 2 yanıt

albaraz için bir cevap yazın Cevabı iptal et

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s