
HOŞGELDİN!
Burada olmak, bizi bize doğruluyor. Karşılaşmamızın bir anlamı olmalı. Kim bilir belki bir harf sana iyi gelecek okudukların arasından ya da bir yorumun bana çok önemli bir işaret armağan edecek? Bunun için buradayız, Dünya’da…
EN YENİLER
-

Ah Be İstanbul….
İstanbul… Sen nasıl dayanıyorsun bunca gitmelere? Onca sevdalıların vardı… Orhan Veli’ni özlüyor musun, benim Annemi özlediğim gibi..? Sahi, sen Annemi hatırlıyor musun? O güzel ayacıklarıyla ne de çok gezdi, gezindi seni… Her yaşının ayrı güzelliği, seni güzelleştiren anlamlardan biri.. Benim için tabi… İstanbul… Sen şimdi ıssız mı kaldın yani? Yeni gelen, yeni gidenin yerini dolduruyor…
-

Pulsuz Mars mı Olduk Ne?!
Mars’a ekim biçim işlerine geçilecekmiş. Ben yıllarca tavla oynayayım, milleti Mars edeyim de Mars olmayayım. Şimdi Mars olsun yeni memleket! Eyvah! Maviden sonra Kızıl gezegen mi yani..? Torun torbaya şöyle mi diyeceğiz? “Ah çooocuuummm. Biz gezegen vardı… Masmaviiii. Adı da zaten Mavi Gezegendi. Dünya denirdi kısaca… Siz tabi o güzel dünyayı göremediniz.. Siz dünyaya gelmediniz…
-

Çarşamba Ve Kargalar:)
Gülümsedim:) Dilimin ucunda şeker kırıntısı bir sabaha, açtım kollarımı sarmaşıklarcasına! Haberleri unuttum ve olmayan her şeyi. Karga sesleri vardı sabahın müziğinde. Martılar ve güvercinler. Ah bir deşifre edilebilseler şu doğanın güzel sesleri. Sahi kargalar kimlere güler? “Buna kargalar güler!” denir ya hani. Peki bakalım:) Kargalar gülebiliyorlarsa artık bir karga kadar olabilelim bugün. Karga üstüne de…
-

Farkına Var! Asla Yok Değil:) Fark Var!
Hey şanslılar! Uyandık mı? Benim sistem açıldı, yaklaşık 30 dakika kadar önce (yani 06:00). Biraz telefonumla güzelleştim ve şimdi gülümsesin hayat! Ben yeniden dünyaya geldim! Uyku mini bir ayrılmadır ya hani bu boyuttan, ondan her sabah yeniden doğuyoruz. Burada hemen Matrix’i hatırladım yine. Ne filmdi ama! Ne zaman böyle konular açılsa, şüpheye kapaklanırım boylum boyunca:)…
-

Yapıştırıcı Müzik dinle! Müzik! Hayata Yapıştırır! Ayrılmak İstemezsin Dans Ederken… 🙂
Acıktım.. Böyle şarkıları, öyle dinlemelere, çok acıktım… Hep mi sofra, ziyafet ile doyar insanoğlu? Teoman gerek bazı da… Akşamın alnı terli. Yorulmuş bedenler, hissiz ruhlar doluşuyorlar evlerine sıra sıra… Ortalıkta bir içtima! Annem derdi;”Koloniler gibi bu metropoller.. Evden çıkış, eve varış şekil yaşamak, yaşamak mı?” Bir İstanbullu Hanımefendi dahi, böyle diyordu… Bir zamanlar… En son…
-

4 Eylül 2019….
Bugün… 4 Eylül 2020…. Ben, 4 Eylül 2019’u acıyorum, cayır cayır…… Dünyalar güzeli Annem… Yıl 2017… Mayıs aylarımız her zaman daha neşeli. Çünkü doğduğu gün de bu ay Annemin, Anneler günü de bu ay. Peşpeşe organizasyonlar yapıyoruz her sene. Hediyeler, yemekler… Annem şımarabildiği kadar şımarıyor. O aslında hem kocaman dağım hem de evimizde bir küçük…
WELLNESS TIPS NEWSLETTER
Sign up for free and be the first to get notified about updates.